26 Nisan 2015 Pazar

Nasılsınız Bakalım?

Tepkiniz Nedir: 
Uzun yıllar oldu yine yazmayalı, bu yazıdan sonra da muhtemelen Nicksiz Adam bana diyecek: "hayret nasıl yazdın" diye. Napalım dostlar can sıkıntısı bize bir yazı yazdırdı. Aslında can sıkıntısından da çok zamansızlık bizi buralardan uzak tutan. 6 ay süren bir askerlik dönemi geçirdim, bu belki de hayatta yaptığım en aptalca şeydir. Askerlik vatani görev dediğimiz ve 6 ay boyunca kendimizi dünyadan soyutladığımız o süre...

Neyse boşverin bunları, siz ne yaptınız neler değişti hayatınızda, kimler değişti...?

Şu an Gaziantep`ten yazıyorum bu satırları, bir internet kafeden, etrafımda bir çok yabancı dil bir kelimesini bile anlamadığım, Antepli`den çok Suriye`li var..
Teşekkürler devlet baba nasıl da kaynaştırdın biz Türkler`le Arapları...

17 Ocak 2015 Cumartesi

ilmi siyaset

Tepkiniz Nedir: 
“Çok eski zamanlarda ülkeye nam salmış bir medrese varmış. Bu medreseden mezun olmak çok zormuş. Bir genç burada öğrenciymiş okulu birincilikle bitirmiş. Hocaları demişler ki; “- Sen çok başarılı bir öğrencisin fakat bizim ilmi siyaset diye bir dersimiz daha var bu dersi de okumanda büyük yarar var. Ancak isteğine bağlı.”

Öğrenci ise; “- Ben okulu bitirdim artık hizmet etmek istiyorum.” diyerek ayrılmış. O zamanlar araç falan yok, yaya olarak giderken karşısına bir köy çıkmış. Köye vardığında köylüler; “- Hoş geldin yabancı!” diye köy odası denen bir yerde bir yatak vermişler. Genç gece orda kaldıktan sonra ertesi gün köylülerle birlikte camiye gitmiş. Camide imam anlatıyormuş. Söylediklerinin çoğu yalan yanlış bilgilermiş.

Bizim genç medrese mezunu dayanamamış, hocaya müdahale etmiş; “- Hocaefendi senin anlattıkların böyle değil sen yalan yanlış şeyler söylüyorsun. Eyy cemaat bu hoca sahtekâr, yalancı!” demiş. Hoca bakmış köylünün gözünde itibar kaybedecek, “- Ey cemaat bu genç, aramıza nifak sokmak için gelmiş bunun katli vaciptir.” diye köylüyü gence karşı kışkırtmış bizim genç zor kurtulmuş köylülerin elinden.

Yaka paça yırtık perişan vaziyette hemen oradan hocalarına geri dönmüş. Medresede hocaları genci karşılarında o halde görünce; “- Niye geldin?” diye sormuşlar. Genç; “- İlmi siyaset dersi okumaya geldim.” demiş.

Neyse bizim genç ilmi siyaset dersini de okumuş medreseden ayrılmış. Tekrar aynı köye gitmiş tabii bu süre içinde tipini de değiştirmiş. Köyün girişinde karşılaştığı köylülere, çok ünlü hocalardan ilim tahsil ettiğini söylemiş. Köyün ileri gelenleri hürmetle karşılamışlar bu talebeyi ve köyün en güzel evinde misafir etmişler.

Ertesi gün köylülerle birlikte yine camiye gitmişler. Aynı hoca aynı şekilde yalan yanlış vaaz ediyormuş. Genç galeyana gelmiş rolünde ayağa fırlamış ve cemaate; “- Eyy cemaat demiş, bu hocanız var ya bu hocanız, böyle mübarek hoca zor bulunur ben diyorum ki, sizin hocanın sakalından bir kıl koparan cennete gider, saçından bir kıl kopartan cehennem azabı görmez.” demiş.

Bu hitap üzerine köylülerin tamamı hocadan bir kıl koparmak için hocaya saldırmışlar. Hoca köylülerin altında ezilmiş aradan da çocuğa söyleniyormuş.
“- Seni tanıdım, sen geçen sene buraya gelen kişisin, ama bu defa İLMİ SİYASET okumuşsun.”

8 Ocak 2015 Perşembe

MuSa aleyhiselamın bir kıssadan hissesi

Tepkiniz Nedir: 
Musa(a.s.) bir gün bir adamla muhabbet ederken adam Musa(a.s.)’a 
“Ey Musa! Merak ediyorum bu dünyanın en günahkar kulu kim?
 Rabbimize sorsan da bize bildirse” diye ricada bulundu.
 Musa(a.s.) Allah’a dua etti ve Allah(c.c) vahiyle: “Az sonra önünüzden bir çocuğun elinden tutan bir baba geçecek.
 İşte o kul bana en asi ve en günahkar kuldur” buyurdu. Ve az sonra gerçekten öyle birisi geçti.
 Ertesi gün aynı adam Musa(a.s)’a “Ey Musa! Çok merak ediyorum. Acaba Rabbimizin en sevdiği kul kim? 
Allah’a sorsan da bize gösterse” diye ricada bulundu. 
Ve Musa(a.s.) tekrar Allah’a dua etti ve Allah-u Teala: “Biraz sonra yanınızdan bir adam geçecek.
 İşte o adam bana en sevdiğim ve en günahsız kuldur” buyurdu. 
Ve Musa(a.s.) ile adam bir baktılar ki dün en günahkar olan adam geçiyor. 
Şaşkınlıkla Allah’tan bunun hikmetini sordular.
 Allah-u Teala cevaben şöyle vahyetti: “Dün o kul, çocuğuyla birlikte deniz kenarına gitti.
 Çocuğu babasına sordu: “Babacığım, bu denizden daha büyük ne var?” Adam cevap verdi:
 “okyanus var oğlum.” Çocuk tekrar sordu: “Baba okyanustan büyük ne var?” 
adam cevaben: “Dünya var oğlum… Dünyadan da daha büyük olan kainat var oğlum” dedi. 
Daha sonra çocuk devamla: “Kainattan daha büyük bir şey var mı baba” diye sordu. 
Adam: “Var oğlum, babanın günahları var” dedi.
 Sonra çocuk tekrar sordu: “Babacığım senin günahlarından daha büyük bir şey var mı?” diye. 
Adam cevap olarak: “Var oğlum… Allah’ın rahmeti benim günahlarımdan daha büyüktür” dedi 
ve o sırada bütün günahlarını bağışladım” diye vahyetti...

16 Aralık 2014 Salı

hocaya soru

Tepkiniz Nedir: 
"Hocam Bir Soru Sorcam Vaktin Var mı ?Hoca:-Var Kızım Sor Kadın: - Diyorlarki Yunanistan Taraflarında Bir Kadın Evliya Çıkmış , Tam Kızını Kesicekken Şeytan Bir Keçi Getirmiş Dogru Mu ?Hoca:Evladım Ben Bunun Neresini Düzeltiyim… Yunanistan Değil Arabistan , Kadın Evliya Değil İbrahim Peygamber,Kızı Değil Oğlu,Şeytan Değil Melek,Keçi Değil Koç …

5 Ağustos 2014 Salı

Dünyanın Parasını verme Akıllı ol

Tepkiniz Nedir: 
Şimdi elinize bir su bardagı alın içine su doldurup hava kaldırın. Elimizde 1 saat  durunca kollarınız uyuşacak, 2 saat oldugunda hissetmeyeceksiniz kolunuzu, 1 gün oldugunda kolunuzda derman kalmayacak kurtulmanın yollarını arayacaksınız, belki yol bulamayacagızı düşünüp cıldıracaksınız
bunun en kolay yolunu biliyorsun zaten elinden bardagı bırakmak..
Peki birde bunu kafanızda tuttugunuz sıkıntılara, üzüntüleri düşünün 1 günde basınız agrır sonra hasta olursunuz. hiç dayanılmaz hal alır. Peki bardagı bırakmak aklımıza, ilk kolumuz agrıdıgında  gelmişti. neden düşünceleri sorunları,kinleri, ve sıkıntıları başımız agrıdıgında beynimizden çıkartman aklımıza gelmiyor.

Yeni bir başlangıc yapmaya ne dersiniz; Hiç bir sıkıntı üzüntü helede 'KİN' i  en fazla 5 saniye düşünmeyi ve aklımızdan cıkartmaya varmısınız...
 "Büyük düşün bu senin hayatın"

Sinirlenip beynini küçülteceğine, kin'i nefret'i kafanda yoracağına, Kafanı rahatlat sakin ol hepsi bu..
Adamlar bunları anlatıp dünyanın parasını alıyorlar.. onlarada psikolog diyorlar...
ordan bir sazan sesi geldi
-hocam ; ahiretin parasını alacak degiller ya; tabiki de dünyanın parasını alacaklar (=
Haklısın sen dünyanın parasını ver bak hem masajda yapıyorlarmıs, ha unutmadan birde yoga var onuda dene :)