Ağu 17
ölmek mi yaşamak mı?
47, bugün ise 0, 05 January 2009
Bundan 3 ay önce rüyamda bizim hastanenin personel asansöründe tek başıma 7. kata çıkarken halat kopmuş düşmüştüm ve asansörün içinde feci şekilde ezilerek can verdiğimi gördüm.o günden beri asansöre tek başıma bindiğimde hep o rüyayı hatırlar şimdi düşecem diyerek asansörde korkuyla dururum ve başıma geldi asansör düşmedi ama ben en büyük korkuyu yendim..
Geçen hafta Perşembe akşam nöbetimdeyim.saat 23:00 nöbet sakin, bir telefon, 8. kat ortopedi servis hemşiresi,üzgün bir ses tonu;
-alo
-bizim servisin bilgisayarı bozuldu hastaların tetkiklerini işleyecem ama işleyemiyorum lütfen gelip bakarmısınız?
Aslında bu bizim işimiz değil ama insanı yaşat ki devlet yaşasın dedim asansöre doğru ilerliyorum…
Asansörün önüne geldim durdum.yaka kartımı çıkardım. asansör personel asansörü olduğu için yaka kartıyla çalışıyor.asansör geldi kapısı yavaşca açıldı ve bende ölümle hayat arasında ki o ince çizginin üstüne bindim.kimse yok bastım 8. kat tuşuna kapı yavaşca kapandı.ben rüyamı yaşıyordum o anda, ya bugün ölceksem ya şimdi halat kopup düşersem diye hayıflanırken asansör 3. kata gelmiş benim korkum 20 kat olmuştu.
5.kat
Asansör durdu ben birisi binecek sandım. Ama kapısı açılmadı derken hafif bir sarsıntıyla 3 kata indim.beynim donuyor ben panikliyordum.3 katta olduğum için fazla korkmamıştım bu mesafeden düşsek ölmeyiz diye düşünüyordum.işte o anda rüyam aklıma yatmıştı evet gerçek oluyordu bunlar son dakikalarımdı.birden 6 kata çıktık kalp atışlarım hızlanmış vücut panik halini almıştı. bağırmaya ve bütün düğmelere basmaya başladım,acil durum telefonu gece açılmazdı,alarmına bastım kimse beni duymuyordu.tam panik halindeydim.herkes bilir panik halinde iken beyniniz vücudunuza hükmedemez ve akıllı karar veremezsiniz. korku, panik ve heyecan halinde vücut adrenalin denilen bir sıvı salgılar bu sıvı kana karışarak beyindeki uyarı sinirlerini uyuşturur.böbreğe ulaştığında ise kalbe pompalanarak göğüs kafesinizi daraltır ve nefes alamazsınız böyle bir duruma gelmiştim.kalbimin atışlarını kulaklarımla duyabiliyordum.başım dönmeye başladı,oturdum ve korkudan titremeye başlamıştım,bağıramıyor sesimi kimseye duyuramıyordum.yere oturup ayaklarımı uzattım.film sahnelerinden hatırlarsınız,vurulup düşen aktörün son dakikalarını puslu bir ekrandan ve etrafındaki seslerin yankısıyla görürsünüz.gözlerim puslu görmeye başlamış nefes alışım düzelmişti.sakindim,gördüğüm tek şey asansörün sarsıntı ile hızlı bir şekilde katları inip çıkmasıydı…
Öleceğimi anlamış artık son dakikalarımı dua ederek geçirmeye başlamıştım.nedense insan hep en zor anında hatırlar Allah ı ve ona sığınır artık tek yardımcısı o dur.hep umudunuz kırıldığı,insanlardan yardım gelmeyeceğini anladığınız anda Allah a sığınırsınız.ama o hep yanınızdadır. Tek yardımcınız Allah tır.dua ediyor ve geçmişimi düşünüyordum hayatım film şeridi gibiydi sanki ”bu lafı hep filmlerden duyardım”.asansörün hızı artmaya başlamıştı midem bulandı kusmak üzereydim.gözlerim dönmeye başladı,pat 2.kata pat 6.kata çıkıyordum. ama asansör ne düşüyor,ne halatı kopuyor,nede ben ölebiliyordum.ama asansör düşmedi,halat kopmadı fakat ben korkudan ölmek üzereydim derken gözümün puslu gördüğü bir ışık algıladım.asansör durmuştu ama ben hala inip çıkıyordum.8.kata gelmiştim asansörün kapısı açıldığında gözüme vuran ışıkla ve gördüğüm puslu bir görüntüyle karşımda, elinde bir oyuncak arabanın uzaktan kumandasına benzeyen bir cihazla adam gördüm…
Kapı açılıp adam beni yerde yatar görünce birden durakladı. kumanda elinde kaldı.3-5 saniye hareket etmedi.sonra birden gelip beni kaldırdı ve hemşire çağırdı.ben hala inip çıkıyordum başım acayip dönmüştü.hemşire tansiyonumu iki kez ölçtü oda benim gibi çıkıp iniyor,bir türlü dengede kalamıyordu.hemşirenin ya o’nu ben çağırdım bilgisayarımız bozulmuştu, demek ki asansörde baygınlık geçirdi dediğini duyuyordum.buna cevap veren yanında ki adam olabilir diyor ve ekliyordu belki de benim deneme yaptığım anda bindi ve korktu dediğini duyduğumda ‘in-çık’ larım durmuş, tansiyonum frene basmış,gözümün önünde ki pus dağılmış ve kan bulutları gözümü kaplamaya başlamıştı.yavaşca kalktım kısık bir sesle yani asansör bozulmadı mı? Halatı kopmadı mı? Dedim.adam;hayır ben test yapıyordum aylık bakımı için geldim kumandayla aşağı yukarı yapıyordum sen hangi arada bindin ben kapıları kilitlemiştim dedi…hızlı bir şekilde katlım adamın yakasında tuttum bağırmaya başladım hastalardan bir kaçı uyandı.sen nasıl dikkat etmezsin diye adama hesap sorarken adam korkacak bir şey yoktu güvenlik sağlam hem asansör düşsede oturur halde iken altta ki lastik takozlar ve amortisörler basıncı emer size bir şey olmazdı dedi.ben bağırdım adama rüyamda bunları gördüm dedim.adam şaşırdı.bir tane hasta yakını bizi ayırdı.…
Hayatımın en büyük korkusunu yenmiştim.öleceğime inanmışken yaşıyordum.bugün kime sorsanız serde erkeklik var diye ben ölümden korkmuyorum derler.bir köşede kıstırıp ölümle tehdit ettiğinizde korkudan titrerler.
…
Artık ölmeyi öğrendim yaşamayı öğrenmişim demektir.dostoyewski de chear’ın baskı döneminde arkadaşlarıyla birlikte bir evde yakalanmış,9 arkadaşından 6 sı mühepbet almış ve 3 ü ise idama mahkum edilmişti.bunun üzerine;dostoyewski bir gece yattığı koğuştan alınır,ölüm kararı yüzüne okutulur,rahip getirip günahları çıkarıldıktan sonra gözleri ve elleri bağlanıp müfreze karşısına çıkarılır.artık öleceğine inanan dostoyewski ye gercek karar okunur 4 yıl ceza evinde yattıktan sonra serbest bırakılır bunun üzerine suç ve ceza romanını yazmıştır…
Ölmeyi öğrendim yaşamayı şimdi daha iyi biliyorum.şuna karar verdim.insan en zor anında Allah a sığınıyor,ölüm korkusu çok kötü ve ben artık ölümden korkmuyorum.öyle biran geliyor ki tam umudunuzun kırıldığı anda, umut puslu gözünüze açılan asansör kapısından giren ışık gibi kendini gösteriyor.umut kırılmadan umdun vakti gelmiyor.ölümle hayat arasında ki çizginin ne kadar ince olduğunu,yaşamın vazgeçilmez olduğunu,kolları ve bacakları kanserden ağaç gibi budanan hastaların yinede bir günlük ömür için ne kadar acıyı ve ıstırabı kabul ettiklerini çalıştığım hastanenin servislerinde yatan hastalardan biliyordum.yaşamak işte bu, nazım ın dediği gibi bir ağaç gibi hür bir orman gibi kardeşcesine.
Sonra adama kızmaktan vazgeçtim.bana ölüm korkumu yenmeye yardımcı olduğu için bazen dua ediyorum.asansöre tekrar bindim,umut kapısı tekrar kapandı,yavaşca iniyordum.dudağımda son günlerde sıkça söylediğim bir şarkıyla…
Yorgunum uçurum kıyısında / hayat ve ölüm arasında / tüm hayatım akıp geçiyor bak / ayaklarımın altında…ben oyum
Yazan: fatih © AYDOĞAN
Bunlara da bakin derim
Yorum yazmadan önce lütfen okuyun
- 1- N-ok...tala,!!ma +işar:etlerine "dik"(kat ed?in.
- 2- BüYük hARf kÜçüK haRf OlayıNI atlAMAyın.
- 3- Bu "Dolar" i$areti de size i$ çıkarmasın artık.
- 4- Veenönemlisisözcükler arasındaboşlukbırakın.
- 5- A ma g erek siz bo şluk lar d an k açının.
- 6- Gösterin özen cümleleri kullanmamaya devrik.
- 7- Sözcüklari anlaşılur vea dorğu yazen.
- 8- Bu güzelim Türkçemize foreign wordlar katmayın.
- 9- In keys yu rayt Ingilis vords, it hez to bi andirsitendibil.
- 10- Türkçe’deki spesifik kelimeleri İRDELEMEYİN.
- 11- Narin maillerinizi naciz kibarlığınızla süslemeyiniz efenim.
- 12- Benim Türkçem mükemmeldir, NARSIST şeyler yazarsanız hemen anlarım.
- 13- Yazılarınızda kibar olun, meydan okumayın, yoksa sizi harcarım.
- 14- DiĞer yandan, TÜrkÇe karakter iŞinize geliyorsa yazIp gÖnderin.
- 15- Yazdığınızı yarım bırakmamaya lütfen özen gös...

