30 Ocak 2011 Pazar

Muhteşem Yüzyıl senaristinden gecikmeli cevap

Muhteşem Yüzyıl'ın senaryosunu yazan Meral Okay, son dönemde yaşanan tartışmaları ve onun etrafında gelişen olaylarla ilgili görüşlerini anlattı.

Kendisinin tehditler aldığını ve koruma ile gezmeye başladığını belirten dizinin senaristi Okay, Radikal Hayat'a verdiği ropörtajda, tartışmaların bu boyuta varacağını hiç hesaba katmadığını söyledi.

Hanedan üyelerinden Adile Osmanoğlu Tars'ın kendisine yönelik eleştirilerde bulunulduğunun hatırlatılması üzerine, ağır suçlamalar yönelten Meral Okay, "O hala başka hayalin peşinde" ithamında bulundu.

Meral Okay, suçlamalarında şunları söyledi:

"Benim işimin bir kısmı da satır arası okumaktır. O hanımefendiye dokunan şey, bir hanedan ailesiyle ilgili benim gibi bir serfin yazıp çizmesi. Haddime mi! Zannediyorum o hâlâ bir başka hayalin peşinde, ajandası farklı. Bir gün bu hanedanın iade-i itibarlarını alarak daha etkin bir konuma gelmesinin hayalini kuruyor. Ama diğer hanedan üyelerini tenzih ederim, onlardan bu konuda hiçbir şikayet olmadı.

O hanımefendi muhafazakâr kanatta üzerime gelenlerle aynı kelimeleri kullandı konuşurken. Onun o kanattan bazılarıyla ortak hareket ettiğini de biliyorum. Organize işler bunlar."

Rotahaber

YAZILI BASININ EKONOMİ SAYFALARINDA 2010’DA ENÇOK TURİZM HABERLERİ ÇIKTI


İki bine yakın gazete ve dergide çıkan haberlerin sektörlere göre dağılımı incelendiğinde, geçen yıl boyunca ekonomi sayfalarında turizm konulu toplam 218 bin 112 adet haber çıktı. Turizm sektörünün kendi içindeki dağılımında ise oteller 66 bin 736 haberle en çok haber olan kesim oldu.
Interpress’in yazılı basının ekonomi sayfalarında, geçen yıl en çok gündem yaratan sektörleri incelediği araştırmaya göre; haberlerin öncülüğünü ‘Turizm’, ‘İnşaat’, ‘Gıda’, ‘Otomotiv’ ve ‘Finans’ sektörlerinin yaptığı ortaya çıktı.

Yazılı basının ekonomi sayfalarında yer alan haberlerin sektörlere göre dağılımında turizm ile ilgili haberler ilk sırada yer alıyor.

Medya takibi şirketi Interpress’in, 2010 yılında yazılı basının ekonomi sayfalarında en çok haber olan sektörleri incelediği araştırmasında, “Turizm" sektörünün birinci sırada yer aldığı ortaya çıktı.

İki bine yakın gazete ve dergide çıkan haberlerinin incelenmesi neticesinde oluşan rapora göre, geçtiğimiz yıl boyunca ekonomi sayfalarında turizm konulu toplam 218 bin 112 adet haber çıktığı belirlendi. Turizm sektörü içinde ise 66 bin 736 haberle en çok oteller yer almış.

Listenin ikinci sırasında inşaat sektörü hakkında 164 bin 560, gıda sektörü 159 bin 801 haberle üçüncü sırada, dördüncü sırada ise 88 bin 634 haberle “Otomotiv" sektörü ile ilgili haberler yer aldı.

Gazete ve dergilerin ekonomi sayfalarında çıkan haberlerin sektörlere göre dağılımında finans sektörü 84 bin 232 haberle beşinci sırasında yer aldı.

Roxanne PALLETT, "BEDENİMLE GURUR DUYUYORUM"


Emmerdale adlı diziyle adını duyuran Roxanne Pallett, kariyerinde hızla yükseliyor.. Bunda Pallett'in nefes kesen güzelliğinin katkısı da tartışılmaz.Son günlerde Loaded adlı dergiye verdiği pozlarla konuşulan Pallett, dış görünüşünden son derece memnun olduğunu" söyledi. "Kum saati formundaki bedenimle gurur duyuyorum" diye konuşan Roxanne Pallett, bunun için özel bir çaba harcamadığını da sözlerine ekledi. Pallett " Hiç egzeriz yapmıyorum. Yemek sözkonusu oludğunda da benim bir tür makine olduğum söylenebilir. Günde 4 ya da 5 öğün yemek yerim. Ama her akşam sahnede performans gösteriyorum. Sanırım yediklerimi bu şekilde yakıyorum" diye konuştu.


Hürriyet

ŞENTÜRK, CEM YILMAZ'I İŞİNDEN EDERMİŞ!


Şarkıcı Metin Şentürk, önceki akşam Arnavutköy'deki Eftalya Restaurant'da eşi Fulya Şentürk ile yemek yedi. Şentürk, gazetecilerin "Komedi filmlerinden teklif alıyormusunuz?' sorusuna şu yanıtı verdi: "Teklif çok ama para veren yok. Zaten stand up yapmaya kalkarsam Cem Yılmaz işinden olur!"

KATY PERRY, KLİBİ İÇİN KLEOPATRA OLDU!


Yeni yayınlanacak single'ı 'E.T.'nin kapağında Kleopatra'dan ilham alan Katy Perry; siyah küt saçları, sürmesi ve alışılmışın dışında iri yüzükleriyle poz verdi.

Şarkıcı kapağı "İşte 'Teenage Dream'in yeni single'ından bir parça. Yeni video ve remiksler de çok yakında yayında" diyerek Facebook sayfasından duyurdu.

Perry'nin bu halinin 1963 yapımı 'Kleopatra' filmindeki Elizabeth Taylor'a oldukça benzediği de gözlerden kaçmadı.

26 yaşındaki yıldızın yoğun temposu 'E.T.'den sonra da sürecek. Perry, 13 Şubat'ta 'yılın albümü' ve 'en iyi kadın şarkıcı' dahil olmak üzere dört kategoride aday olduğu Grammy ödüllerinde sahne alacak ve ardından dünya turnesine çıkacak.

HT

Başbakan İstedi O Yaptı - Atmaca 53 Yerli Otomobil

Haber: Başbakan İstedi O Yaptı
Rize'nin Ardeşen ilçesinde yaşayan bir vatandaş otomobil imal etti. Ardeşen'li mucit, "Atmaca 53" adını verdiği kırmızı renkli otomobilinin motor aksamını hurdadan temin ederek oluşturdu.

Şoförle birlikte 3 kişi taşıma kapasitesine sahip olan 'Atmaca 53', dördüncü viteste 120 kilometre hız yapabiliyor. Yerli otomobil, toplam 10 bin liraya mal oldu.

Ardeşen'in Armağan köyünde nüfusuna kayıtlı işçi emeklisi Hayrullah Koçoğlu, aylardır kafasında tasarladığı otomobilinin yapımını tamamlayarak kullanılır hale getirdi. Ardeşen'li mucit, "Atmaca 53" adını verdiği kırmızı renkli otomobilinin motor aksamını hurdadan temin ederek oluşturdu. Otomobilindeki diğer malzemelerin tamamını kendisi dizayn ederek monte etti.

Hayrullah usta, eserinin gövdesini motor ve aktarma organlarına uyumlu olacak şekilde yaptı. "Atmaca 53" adlı otomobilini diğer otomobillerden ayıran özelliği, omurgasının tamamen çelik alaşımlı borulardan yapılmış olması, diğer bir özelliği ise; güçlü olmasına karşılık bir o kadar da hafif olmasıdır.

Çünkü Hayrullah usta otomobilinin kaporta kısmını, alüminyüm levhaları birbirine perçinleyerek şekillendirdi. Hayrullah usta, otomobilini kendisine ait küçük bir atölyede sabırla çalışarak imal etti. Otomobilini kullanılır hale getirinceye kadar büyüklü küçüklü, vidasından lastiğine kadar binlerce parça kullandı.

Bütün bu çalışmaları yaparken kendi alet ve makinalarının yetersiz kaldığı durumlarda çok az da olsa sanayideki arkadaşlarının işyerlerindeki makinaları kullanmak zorunda kaldı.

Hayrullah usta, eserini oluştururken hiçbir otomobili ve taşıtı özenmediğini ve taklit etmediğini, tamamen özgünce tasarlamalar yapıp imalata başladığını ifade etti. Şoförle birlikte 3 kişi taşıma kapasitesine sahip olan laz icadı "Atmaca 53", dördüncü viteste 120 km hız yapabiliyor.

Ayrıca ekonomik olması açısından otogaz ile çalışır halde tasarladığı eserini Hayrullah usta on bin liraya mal etmiş. Otomobiliyle çay bahçeleri arasında dolaşıp, denizi seyretmek mutluluğuna mutluluk katıyor.

ATMACA TUTKUNLUĞU NEDENİYLE İSİM ATMACA OLDU

Ardeşen yöresinin ve kendisinin atmaca tutkunluğundan dolayı otomobiline "Atmaca 53" adını veren, plakasını da bu şekilde yapan Hayrullah usta, mutluluğunu şöyle dile getirdi: Bugüne kadar, büyüklü küçüklü 100'e yakın icadım vardır.

Sanayide kullanılan takım tezgahları, karada ve denizde yüzen araç, uçurmayı başardığım, ama pilotaj hatasından dolayı havada tutamadığım helikopter bunların belli başlı olanlarıdır. İcatlarımın içerisinde beni en çok mutlu eden otomobilimdir. Teknolojiye olan sevgim ve merakım beni bu tür çalışmalara yönlendiriyor.

Doğa ile başbaşa kaldığım zamanlarda hem dinleniyor, hem de yapacağım işleri tasarlıyorum. Eğer elimdeki teknolojik imkanlar daha geniş olsa, iyi bir ekibim olsa insanlığa sunacağım çok daha güzel buluşlarım olurdu. Günümüzde bir çok imkana sahipken teknolojiyi kullanmayan, ondan uzak yaşayan insanları anlamakta zorlanıyorum.

Kaynakların gerektiği gibi kullanılmayışı beni üzüyor. Halbuki dünya üzerinde söz sahibi olmanın yolu teknolojik üstünlükten geçer. Gençlerimizi teknolojik çalışmalara yönlendirmeliyiz. Ben çalışmalarımı yaparken, diğer taraftan da çevremdeki gençlerde merak uyandırmayı amaçlıyorum.

Sanırım çalışmalarım amacına ulaşıyor, gençler etrafımda toplanarak arabamın sağına soluna içerisine bakarak nasıl yaptığım hakkında bilgiler alıyorlar. Avrupa ülkelerinde bu tür çalışmalar devlet tarafından destekleniyor. Çalışmalar teşvik ediliyor. Ülkemizde de böyle uygulamalara yer verilmesi gerekir. Yetenekli insanların bilime ve teknolojiye kazandırılması ülkemizin menfaatine olacaktır."

Başbakan: "3 Keçi versen güdemezler"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Burdur'da toplu açılış töreninde konuşuyor. İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

Biz bugün sizlere efendi olmak için değil hizmetkar olmak için burdayız.

Burdur tüm tarih boyunca okumayı eğitmeyi en büyük zenginlik olarak gördü.

Burdur ilim adamlarıyla, alimleriyle, gönül adamlarıyla bilime verdiği katkı ile tüm dünyaya nam salmıştır.

Burdurda bir üniversite olmayacakta nerede olacak. Eğitime okumaya sevdalı bir şehirde üniversite olmayacakta nerede olacak. O yüzden biz bugün de Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitemizin yeni bölümleriyle yeni fakültelerinin açılışını yapacağız.

Bu üniversitede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Böyle bir üniversiteyi açıp kenara çekilmek bize yakışmaz. Başlattığımız işi sonuna kadar takip ediyoruz.

Sağlık noktasında ise Burdur merkezde yapımını tamamladığımız 200 yataklı hastaneyi açıyoruz.

Çaldır ilçemizde TOKİ tarafından yapılan 96 sosyal konutu bugün teslim ediyoruz.

Karçal Barajı'nı bugün buradan canlı olarak açıyoruz.

Bugün yine Mehmet Akif Ersoy ormanını açıyoruz.

Emeği geçen herkesi ülkem ve milletim adına tebrik ediyor, kendilerine teşekkür ediyorum.

Önceki gün Erzurum'da muhteşem bir açılış gerçekleştirdi. Açılış töreni 80 ülkenin televizyonundan canlı yayınlandı. Erzurum'da üç bini aşkın sporcu yarışıyor. Hep birlikte oradaki çoşkuyu yaşadık. Oraya ben ana muhalefet partisinin liderinide davet ettim, keşke gelseydi ordaki yatırımı o da görseydi.

CHP Genel Başkan'ından açıklama bekliyoruz.

Bunlar milletin sevincini paylaşmayı bilmez. Bunlar ne zaman geldilerse ne zaman iktidarın bir ucundan tuttularsa bozdular. Bu günde birliği bozmaya çalışıyorlar. CHP'nin milletvekilleri bir araya gelip halkı sokak sokak direnmeye çağırıyor. Siyasi parti değil yol geçen hanı. Sabah erken kalkan bildiri yayınlıyor.

Partisine sahip çıkamayan bir ülkeyi nasıl yönetecek. Aynısını MHP siyasetçilerinde de görüyorum. Ancak ben bu tahriklere gelmiyecem. Asla onların diliyle cevap vermeyecem. K.Maraş'ta, Çorum'da meydana gelen olaylar bu tarz tahriklerden doğmuştur.

Sivas, Gazi olayları gözünü kan bulamış kişilerin ürünüdür. Bunlar huzur ve istikrardan rahatsızlar, bunlar büyüyen ekonomiden rahatsızlar. Bunlar aynı ruhu merhum Adnan Menderes'e de göstermiştir. Bunlar sürekli başka güçlerden medet umarlar.

Ancak kusura bakmayın beyler o günler geride kaldı. Millet artık demokrasiye güç veriyor. Benim halkım bunlara bir kez daha sandıkta cevap verecek. Benim vatandaşım kendisini tahrik edenlere, kendisini tezgaha çekenlere zerre kadar prim vermeyecek.

Bunlara 3 tane keçi verseniz, 3 tane Teke verseniz güdemezler.

Ben artık bunları size havale ediyorum.

Sevgili Burdurlular biz hizmet etmeye devam edeceğiz. Siz arakamızda olduğunuz müddetçe Allah'ın izniyle Türkiye'yi daha aydınlık yarınlara getireceğiz.

8 yıldır yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir.

Başbakan: "Bazı Entelektüeller Bu İşi Bilmiyor"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde 79 senede Burdur'da yapılan bölünmüş yolun 47 kilometre olduğunu belirterek, "Bazı entelektüeller rahatsız oluyor. Niye rahatsız oluyorsunuz, siyasetin dili halkın dilidir, bazı entelektüellerin dili değil. Halkın dilini yakalayamadığınız sürece siyaset yapamazsınız." diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Burdur şehir merkezindeki programının ardından Bucak ilçesine geçti. Erdoğan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ile geldiği Bucak'ta Cumhuriyet Meydanı'nda Başbakanlık otobüsünün üzerinden vatandaşlara seslendi.

Bucak'ın salebini çok beğendiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, Bucak salebinin 'Başbakanlık makamındaki ikram sofrasının gönüldaşı olduğunu" belirtti.

Cumhuriyet tarihinde 79 senede Burdur'da yapılan bölünmüş yolun 47 kilometre olduğunu söyleyen Erdoğan, "Biz iktidara geldikten sonra 128 kilometre bölünmüş yol yaptık. 47 kilometre nire, 128 kilometre nire? Bu bir şey gösteriyor. Nedir o? Türkiye ayağa kalkıyor. Yolumuz olmazsa 'medeniyim' diyebilir misiniz? Suyunuz olmazsa 'medeniyim' diyebilir misiniz? Ama bak şimdi bunlar oldu. Bak ne diyor. İşte ben diyorum ki bazı entelektüeller bu işi bilmiyor. Bu işi halk biliyor, halk. Bunlar bazı entelektüeller rahatsız oluyor. Niye rahatsız oluyorsunuz, siyasetin dili halkın dilidir, bazı entelektüellerin dili değil. Halkın dilini yakalayamadığınız sürece siyaset yapamazsınız." diye konuştu.

İktidara gelmeden önce 230 milyar Dolar olan milli gelirin bugün 730 milyar dolara ulaştığını kaydeden Başbakan Erdoğan, milli gelirin 8 yılda üçe katlandığını belirtti.

Göreve geldiklerinde Türkiye'nin Milli Gelirinin yüzde 74'ünün borca gittiğini aktara Erdoğan, şimdi bu oranın yüzde 35'e gerilediğini vurguladı.

Bütün bu gelişmelerin güçlü devlet olmanın alameti olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Güçlü devlet olurken benim vatandaşım da güçleniyor. Biz göreve geldiğimizde ödediğimiz bu faizlerin dışında enflasyon olarak ne ödüyorduk? Yüzde 30 enflasyondu. Yani cebinizdeki para farkında olmadan eriyordu. Ama şimdi enflasyon nereye geldi? 6,4'e geldi. Bakın nereden nereye. Yani şimdi cebimizdeki para daha güçlü. Satın alma gücü daha fazla. Bu da yeterli değil, daha iyi olacak. Her geçen gün güçlenen Türkiye, bütün bu yatırımları yapıyor."

Konuşmasının ardından Bucak Belediye Başkanlığı binasına geçen Erdoğan'a burada Bucak salebi ikram edildi. Erdoğan, daha sonra Denizli'ye gitmek üzere Isparta Süleyman Demirel Havaalanı'na hareket etti. - BURDUR (Cihan Haber Ajansı)

Canlarını Zor Kurtardılar

Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde 10 Aralık 2010'da jandarmanın araması sırasında kafasından yaralanan ve halen Van'da tutuklu olarak tedavisi devam eden Sedat Karadağ için Yüksekova ilçesinde bugün basın açıklaması düzenlendi.

Basın açıklamasının ardından bazı gruplar, polise havai fişekler ve molotofkokteyli atınca olaylar çıktı. Polis göstericileri göz yaşartıcı bomba ve basınçlı su kullanarak dağıtmaya çalışıyor. Göstericilerin attığı molotof koyteylileri akrep olarak adlandırılan zırhlı polis aracını alevler arasında bıraktı.

Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 10 Aralık 2010 gecesi İpekyolu Caddesi Anadolu Lisesi karşısında Aziz Sevmiş yönetimindeki minibüsle, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir otomobili durdurup üst araması yapmak üzere iki araçta bulunan 9 kişiyi aşağı indirdi.

Bu sırada grup arasında bulunan BDP Gençlik Kolları sözcüsü olduğu belirtilen 33 yaşındaki Sedat Karadağ, iddiaya göre üzerinde taşıdığı tabancayı çekip kendini vurdu. Kanlar içinde yere yığılan Karadağ ağır yaralandı. Yüksekova Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Karadağ, daha sonra da askeri helikopterle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

Karadağ'ın tutuklu olarak hastanedeki tedavisi sürerken, bugün de Yüksekova ilçesinde BDP ilçe örgütü tarafından basın açıklaması düzenlendi. Eski Cezaevi önünde yapılan ve yaklaşık 300 kişinin katıldığı basın açıklamasının ardından kalabalık ilçe merkezinde bulunan Cengiz Topel Caddesi'ne doğru yürümeye başladı.

YÜZLERİ MASKELİ GRUP POLİSE SALDIRDI

Slogan atarak yürüyen gruba polis uyarıda bulundu. Bunun üzerine kalabalık arasında bulunan 50-60 kişi polise havai fişek ve molotof kokteyli atması üzerine olaylar çıktı. Polis göstericileri basınçlı su ve göz yaşartıcı bomba kullanarak dağıtmaya çalıştı. Bazı göstericiler sokak aralarına dağılırken, bazıları da Şemdinli yolu üzerine barikat kurarak yolu trafiğe kapattı. İlçedeki olaylar devam ederken, çıkan olaylar üzerine esnaf da kepenk kapattı. (Doğan Haber Ajansı)

Eğitim Kanalı TRT Okul 31 Ocak'ta Yayında

AÜ Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın, projeyle 7'den 77'ye her yaş grubuna eğitim ve öğretim imkanı vermeyi hedeflediklerini söyledi.
Bu anlamıyla TRT Okul'un ''yaşam boyu eğitim projesi'' olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, şöyle konuştu:

''Türkiye'de ilk defa yaşam boyu eğitim yapacak, eğitim odaklı bir kanal açılmaktadır. Bu aslında dünyada bir ilktir. Dünyada ilk defa bir yüksek öğretim kurumu ile yine bir kamu yayıncılık kuruluşu bir araya gelerek kendi imkanlarını, kabiliyetlerini, yeteneklerini ve tecrübelerini eğitim ve öğretim yapmak için bir araya getirmiştir. İki kurum tek bir kurummuş gibi 'yaşam boyu eğitim'' vizyonu içinde birleşerek çalışmaktadır. Bununla sadece Türkiye'de değil İngiltere'den Çin'e kadar geniş coğrafyada yaşayan 7'den 77'ye her yaş grubundaki insanımıza eğitim ve öğretim imkanı vermeyi hedefliyoruz. Eğitim ve öğretim programlarıyla insanlarımızı eğlenirken eğitmek istiyoruz. Bunu çok önemsiyoruz.''

Bu projeyle ilgili 1 yıldır çalışma yürüttüklerini ifade eden Aydın, şunları söyledi:

''Bilginin ekonomik ömrü 2.5 yıl. Hızla değişen dünya koşullarında ve rekabet ortamında insanlarımızın yaşamlarını idame ettirebilmeleri, meslek kazanabilmeleri, başarılı olabilmeleri için sürekli eğitim ihtiyacı var. İşte bu ihtiyacı karşılamak üzere yola çıktık. Topluma büyük katkı ve katma değer sağlayacağını düşünüyorum. Türkiye bölgede giderek yükselen bir yıldız konumundadır. Artık değişen dünya koşullarında örgün eğitim yeterli değil. Eğitim ve öğretim teknolojileri de değişiyor. Bunun yanında bilgisayar teknolojileri, sınav organizasyonları değişiyor. Mobil iletişim geliyor. Dünyanın hızlı değiştiği bir dönemde olmazsa olmaz konu insanımız ve insanın eğitimidir. Bu anlamda da gerçekten çok önemli bir proje.''

EĞİTİM VE ÖĞRETİMLE İLGİLİ HER KONU YAYIMLANACAK

AÜ, sadece açık öğretim fakültesi öğrencileri için değil, örgün eğitim alan öğrencilerin de yararlanabileceği ders programlarının çekimine ağırlık veriyor. İktisattan temel bilgi teknolojilerine kadar bütün üniversite ders programlarına destek sağlanması hedefleniyor. Ayrıca, üniversite tarafından öğrencilere rehberlik edecek farklı danışmanlık programları, eğitim-kültür programlarının çekimleri yapılıyor.

TRT tarafından da hayatta karşılaşılan her konuyla ilgili bilgi vermek amacıyla, ''evdeki kullanılmayan malzemelerden dekoratif ev eşyası üretme, anne ve çocuk sağlığı, koruyucu sağlık, vatandaşların çeşitli kamu kurumlarındaki işleri, mahkemeye başvuru, vatandaşlık hakları, hasta hakları, emlak alımı, vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumuyla ilgili işler, tüketicilere yönelik bilgiler, spor eğitimi, yarışmalar, kültür-sanat programları'' gibi farklı konularda programlar hazırlanıyor.

Bunun yanında kanalda, gençlerin ilgisini çekecek müzik ve eğlence programlarına da yer verilecek.

Mini mini birler ilk kez karne aldı

1 milyon 226 bin ilköğretim öğrencisi ilk kez karne ile tanışacak.2010-2011 eğitim-öğretim yılının 20 Eylül 2010'da başlayan ilk yarısı bugün sona erecek. Öğrenciler karnelerini aldıktan sonra tatile çıkacak. Öğrenciler ve öğretmenler yaklaşık 2 hafta tatil yapacak. Okulla bu yıl tanışan 1 milyon 226 bin ilköğretim öğrencisi ilk kez karne ile tanışacak.

2010-2011 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı 14 Şubat 2011 Pazartesi günü başlayacak. Eğitim-öğretim yılı 17 Haziran 2011'de tamamlanacak.

İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek.

İlköğretim ikinci kademe öğrencileri Seviye Belirleme Sınavları'na (SBS) katılacak. Milli Eğitim Bakanlığı'nın sınav takvimine göre, SBS, ilköğretim 7. sınıf öğrencileri için 5 Haziran 2011'de, ilköğretim 8. sınıf öğrencileri için ise 4 Haziran 2011'de yapılacak.

İlköğretim 5., 6. ve 7. sınıf öğrencileri ile lise 9., 10. ve 11. sınıflarda okuyan öğrencilerin katıldığı Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS 30 Nisan 2011'de gerçekleştirilecek. İlköğretim 8. sınıf öğrencileri için PYBS ise 4 Haziran'da düzenlenecek.

Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) 27 Mart 2011 Pazar günü yapılacak.

AA

30 Ocak 2011 Pazar Altın Satış ve Alış Fiyatları (Bugün)






Satış
Alış
24 Ayar Has Altın :
68.50 TL
67.30 TL
22 Ayar :

68.00 TL
63.90 TL
18 Ayar :

54.10 TL
48.30 TL
14 Ayar :

43.20 TL
38.20 TL
Ata Altın ( Cumhuriyet Altını ) : 464.00 TL
452.00 TL
Ziynet Altın ( Tam Altın ) : 460.00 TL
446.00 TL
Yarım Altın :
230.00 TL
223.00 TL
Çeyrek Altın :
115.00 TL
111.50 TL

Bakan Dinçer: Birikmiş Borçlar Bugünkü Değer Üzerinden Tahsil Edilecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, kamu alacaklarının bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlenmeyle ilgili olarak "Devletin alacaklarını ilgili reel hiçbir tahsilâttan vazgeçmeden, enflasyon oranlarıyla güncelleyerek bugünkü değer üzerinden tahsil edecek bir yapı kuruyoruz" dedi. AK Parti Malatya Gençlik Kolları tarafından düzenlenen 'Prof. Dr. Sebahattin Zaim' konulu bir panele katılmak için Malatya'ya gelen Bakan Ömer Dinçer, Malatya Valisi Ulvi Saran'ı ziyaret etti. Bakan Dinçer, ziyarette yaptığı açıklamada, Torba Kanun olarak adlandırılan 'Bazı Kamu Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı' ile ilgili bilgiler verdi. 2003 yılından bugüne ekonominin istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü, faizlerin düştüğünü, enflasyonun azaldığını belirten Dinçer, bununla birlikte 2009 yılında ağır bir küresel krizden geçildiğini hatırlattı.

Geçmiş dönemdeki yüksek faiz ve enflasyon oranları nedeniyle vatandaşların kamu borçlarının cezaları konusunda ağır yük altına girdiğinin altını çizen Dinçer, bu gerekçelerle kamu alacaklarının yapılandırılmasının elzem hale geldiğini ifade etti. Bakan Dinçer şöyle devam etti: "Torba Kanunu birkaç ana konu üzerine odaklandı. Onlardan bir tanesi de prim borçlarının yeniden yapılandırılmasıdır. Bir diğeri ise Sosyal Güvenlik Kurumu'nun daha etkin çalışması sağlayacak, toplumun bütün kesimlerini sosyal güvenlik şemsiyesi altına alacak maddeler ile istihdamı teşvik edecek düzenlemeler içeriyor. Borçların yeniden yapılandırılması ile ilgili bölümde adeta ekonomik anlamda tüm vatandaşları kapsayan, devlet-vatandaş kucaklaşmasını sağlayacak bir düzenleme barındırıyor. Bunun ana gerekçesi şudur; 'Ekonomimiz 2003 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde belirli bir hızla büyüyor. Hem büyümenin ortaya çıkardığı olumlu etkiler, hem de istikrar sebebiyle enflasyon önemli oranda düştü. Faizler azaldı. Geçmiş dönemde, var olan enflasyon nedeniyle uygulanan faizler vatandaşlara büyük yükler oluşturmaya başladı. Bu açıdan herhangi bir mükellefiyetin gecikmesi halinde ortaya konulan cezalar ve faiz oranları oldukça ağır bir sonuç çıkarıyordu. Biz bunları yeniden gözden geçiriyoruz. Ekonominin istikrar ve yeni özelliklerine göre ceza ve faiz oranlarını yeniden belirliyoruz. Geçtiğimiz iki yılda biz her fırsatta sosyal güvenlik primlerinin faiz oranlarını düşürmeye çalışmıştık. Hala yüksek sayılabilir. Bu yeni düzenlemelere bakılarak geçmiş dönemdeki borçların cezalarıyla ilgili düzenleme yapmak hâsıl oldu. Bir de 2009 yılında çok ağır bir küresel krizi geride bıraktık.' Bu iki neden bizim temel gerekçemiz oldu." Asıl alacağın reel değerini koruyacak şekilde düzenleme yapıldığını vurgulayan Dinçer, "Kamu alacaklarıyla ilgili reel hiçbir tahsilâttan vazgeçmeden vatandaşlarımıza bir kolaylık sağlıyoruz. Birikmiş borçları enflasyon oranlarında güncelleyerek bugünkü değer üzerinden tahsil edeceğimiz bir yapı kuruyoruz." dedi. Ziyaret sonunda Vali Ulvi Saran Bakan Dinçer'e kayısı hediye etti. Dinçer, valilik anı defterini imzaladı. - MALATYA (Cihan Haber Ajansı)

Araç Sahipleri Dikkat

Motorlu taşıtlar Vergisi'nin ilk taksidinin ödeme süresi 31 Ocak pazartesi günü sona eriyor

Vergi mükellefleri, 2011 yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin birinci taksitini vergi tahsiline yetkili bankalar, vergi daireleri ya da Gelir İdaresi Başkanlığının internet sayfasında yani www.gib.gov.tr de yer alan İnternet Vergi Dairesine girerek, kredi kartıyla ödeyebiliyor.

Motorlu Taşıtlar Vergisinde ikinci taksit ödemeleri, Temmuz ayı içinde yapılacak.

Motorlu Taşıtlar Vergisi, bütçenin önemli gelir kalemleri arasında bulunuyor.

2010 yılında 4 milyar 328 milyon 268 bin liralık MTV geliri öngörülmesine karşılık, geçen yıl tahsil edilen MTV tutarı 5 milyar 33 milyon 84 bin lira olarak gerçekleşti. (Cihan Haber Ajansı)

Göz Göre Göre Kriz

ABD Başkanı Barack Obama'nın görevlendirdiği Finansal Kriz Araştırma Komisyonu tüm dünya piyasalarını altüst eden küresel Mali ve ekonomik krizle ilgili raporunu açıkladı.Adeta ben geliyorum diye bağıran Mali krizle ilgili gerekli girişimlerde bulunmayan eski ABD Başkanı George W. Bush, krizin belirtilerini görmezden gelen ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke gibi finans dünyasının önde gelen isimleri, yatırım bankası Lehman Brothers ve dünyanın en büyük sigorta şirketi AıG gibi firmaların ölçüsüz uygulamaları... Finansal Kriz Araştırma Komisyonu'nun raporuna göre krizin ardında tüm bu etkenlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir kombinasyon bulunuyor.
Amerikan Kongresi tarafından görevlendirilen 10 kişilik komisyonun bünyesinde Demokratların 6, Cumhuriyetçilerinse 4 üyesi görev yapıyor.
Komisyon 576 sayfadan oluşan rapor için 2 yıl boyunca yüz binlerce sayfa belge inceledi. Komisyon ayrıca yatırım bankaları, ABD Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı ile reyting kuruluşları çalışanlarından oluşan yaklaşık 700 kişinin tanıklığına başvurdu.
Tahmin edilmesi imkânsız mıydı?
Rapora göre küresel Mali kriz aslında çok önceden "geliyorum" dedi. Komisyonun başkanı Phil Angelides "Bazılarına göre krizin önceden tahmin edilmesi mümkün değildi. Ancak aslında birçok uyarı sinyali görmezden gelindi ya da örtbas edildi" açıklamasını yaptı.
Yıllarca reyting kuruluşlarının değersiz kredileri güvenilir diye yutturması, ABD'deki firmaların kazançlarının yüzde 40'ını finans piyasalarından elde eder hale gelmesi, bir parça kağıda imza atabilecek herkese ipotek kredisi verilerek emlak piyasasında yalancı bir patlama yaratılması küresel Mali krizin temelini attı.
Araştırma komisyonuna göre, Amerikan politikası ve para sisteminde büyük hatalar yapıldı. Angelides "Milletvekilleri ve hükümet krize hazırlıksızdı. Verdikleri tutarsız tepkilerle piyasalarda paniğe neden oldular" şeklinde konuştu.

Buna Wall Street'deki hırs ve bankalarca uygulanan ikramiye sisteminin eklenmesi ve ölçüsüz bir şekilde risk alınması sonucunda küresel Mali kriz önüne geçilemez bir çığ halini aldı. Bunun sonucu olarak ABD'nin en büyük 5 kalkınma bankası fiktif varlıklarının çok küçük bir miktarını sermaye olarak bulunduruyordu. Kağıt üzerindeki 40 dolarlık sermayenin karşısında bir dolarlık reel varlık bulunuyordu. Komisyon raporuna göre bu nedenle sadece yüzde 3'lük bir değer kaybı bankaları iflasa sürüklemeye yetti.
Krizden ders almadılar
ABD'de ülke çapında yayın yapan en büyük radyo gruplarından NPR'in değerlendirmesine göre Obama komisyonu şimdiye kadarki araştırmalardan farklı bir sonuca ulaşmadı. Ancak komisyonun hazırladığı nihai rapora sadece komisyonun 6 demokrat üyesi onay verdi. Cumhuriyetçi 4 üyeyse iki alternatif rapor hazırlanmasından yana. Bu durum en azından Amerikan muhafazakârlarının küresel Mali krizden ders almadığı sonucunu ortaya koyuyor.
Wall Street'te hala "istediğimizi yaparız, her şey çıkmaza girerse nasıl olsa bizi Amerikan hükümeti kurtarır" tutumu hâkim. Zira Lehmann Brothers'ın iflasının ardından devletleştirilen birçok Amerikan bankası şu anda kriz öncesinden çok daha güçlü durumda ve yeniden bol keseden ikramiye dağıtıyor.
ikinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ABD'nin yaşadığı en büyük Mali kriz, iflas eden ve küçülen firmalar nedeniyle ülke çapında 8 milyon kişinin ekmek kapısının ortadan kalkmasına neden olmuştu.
© Deutsche Welle Türkçe
Ralph Sina / Çeviri: Banu Ertek
Editör: Ahmet Günaltay (Deutsche Welle)

Fransa'da Türklere Irkçı Saldırı!

Fransa'nın Strasbourg ve Alsas bölgesinde ırkçı saldırılara bir yenisi daha eklendi. Cuma sabahı saat 03.50 sıralarında, Strasbourg'un Mundolsheim kasabasında Türklerin yoğun yaşadığı bir bina ateşe verildi, duvarlar gamalı haç sembolleriyle boyandı.

Çıkan yangın büyümeden itfaiye tarafından söndürüldü. Olayda şans eseri ölen ve yaralanan olmadı.

Saldırıyı gerçekleştiren ırkçılar izini kaybettirdi. Polis olayı çok yönlü araştırdığını bildirdi.

Olaydan sonra Strasbourg Belediye Başkanı Roland Ries, Hoenheim Kasabası Belediye Başkanı Vincent Debes, Alçak Ren Bölge Meclis üyesi Andre Schneider, ırkçı saldırıyı kınadıklarını, bölgede artan saldırılardan endişelendiklerini ifade ettiler. (Doğan Haber Ajansı

28 Ocak 2011 Cuma

TURİZM GELİRİ 2010 YILINDA YÜZDE 2 GERİLEYEREK 20,8 MİLYAR $'A DÜŞTÜ


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine, 2010'da Türkiye’nin yabancılardan ve yurtdışında yaşayan vatandaşların Türkiye ziyaretlerinden elde ettiği toplam turizm geliri, 21,2 milyar Dolar'dan 20,8 milyar Dolar'a geriledi.

TÜİK verilerine göre, yabancı ziyaretçilerden ve yurtdışında yaşayan yurttaşlarımızın Türkiye'ye gelirken yaptıkları harcamalardan elde edilen gelir 2009 yılında 21 milyar 249 milyon 337 bin 258 dolar olmuştu. 2010 yılında ise bu miktar, 20 milyar 806 milyon 708 bin 444 dolara geriledi.

Turizm giderleri de 2009 yılıyla karşılaştırıldığında 2010 yılında arttı. Buna göre, 2009 yılında 4 milyar 145 milyon 740 bin 850 dolar olan turizm giderleri, geçen yıl 4 milyar 825 milyon 214 bin 101 dolara yükseldi.

Geçen yıl Türkiye'ye gelen yabancı ve vatandaşlar, kişi başına ortalama 664 Dolar harcama yaparken, bu miktar 2010'da 630 Dolar'a geriledi.

Gelir 4.dönemde arttı
Öte yandan, Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan 4. dönemde turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 artarak 5 milyar 259 milyon 444 bin 102 dolar oldu. Turizm gelirinin 3 milyar 719 milyon 565 bin 958 doları yabancı ziyaretçilerden, 1 milyar 539 milyon 878 bin 143 doları ise yurtdışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket turla gerçekleştirdi. Bu dönemde yapılan harcamaların 4 milyar 491 milyon 557 bin 397 dolarını kişisel, 767 milyon 886 bin 704 dolarını ise paket tur oluşturdu.

Yabancıların Türkiye’de ortalama kalış süresi 9,8 gece, kişi başı yaptıkları ortalama harcama ise 618 dolar oldu. Yurtdışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerin Türkiye'de ortalama kalış süresi 37 gece, kişi başı ortalama harcaması ise 1514 dolardır.

2010 yılı 4. dönemde Türkiye'den çıkış yapan ziyaretçi sayısı 7 milyon 40 bin 41 kişidir. Bunun 6 milyon 23 bin 265 kişisini yabancı, 1 milyon 16 bin 776 kişisini ise yurtdışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.
4. çeyrekte turizm gideri, geçen yıl aynı dönemine göre yüzde 11,9 artarak 1 milyar 360 milyon 142 bin 326 dolar oldu. Bunun 1 milyar 310 milyon 430 bin 546 doları kişisel, 49 milyon 711 bin 780 doları ise paket tur harcaması oldu. Yurtdışını ziyaret eden 1 milyon 713 bin 937 vatandaşın kişi başı ortalama harcaması ise 794 dolar olarak hesaplandı.

2010'da Turizm geliri, Dolar


2009 2010 Değişim
Turizm geliri
Yabancılardan 15.853.074.448 15.577.356.752 -1,74
Vatandaşlardan 5.396.260.135 5.229.351.692 -3,09
Kişibaşı gelir
Yabancılardan 580 546 -5,75
Vatandaşlardan 1158 1157 -0,09

TÖSHİD ÜYELERİNİN UÇAK SAYISI 169 KOLTUK KAPASİTESİ 28 BİNE ULAŞTI


TÖSHİD’e üye özel havayolu şirketlerinden Onur Air 28 uçak ve 5.585 koltuk kapasitesi ile ilk sırada yer alırken, onu aynı uçak sayısı ile ama 5.076 koltuk kapasitesi ile ikinci sırada Pegasus izliyor.

Kısa adı TÖSHİD olan Türkiye Özel Sektör Havayolu İşletmeleri Derneği’nin üye sayısı 14 yükselirken üyelerinin uçak sayısı 23’ü kargo olmak üzere 169’a koltuk kapasitesi ise 28.814’e ulaştı. TÖSHİD'in ayrıca havaalanı işletmeciliği ve yer hizmeti vceren üyeleri bulunuyor.
TÖSHİD’e üye özel havayolu şirketlerinden Onur Air 28 uçak ve 5.585 koltuk kapasitesi ile ilk sırada yer alırken, onu aynı uçak sayısı  ile ama 5.076 koltuk kapasitesi ile ikinci sırada Pegasus izliyor.
TÖSHİD’e üye yolcu taşımacılığı yapan 10 havayolu şirketinin toplam uçak sayısı 129, bu uçaklardaki toplam koltuk kapasitesi ise 24.728
TÖSHİD’e üye toplam 14 özel havayolu şirketinin 3’ü ise kargo taşımacılığı yapıyor.
TÖSHİD’in kargocu havayolu şirketi üyeleri arasında ilk sırada 11 uçak ile MNG geliyor. TÖSHİD’in kargocu havayolu şirketlerinden diğer iki üye ACT ve ULS’nin 6’şar uçağı bulunuyor.


TÖSHİD üyesi özel havayolu şirketleri

  Havayolu
Uçak
Koltuk kapasitesi
adı
 sayısı
Onur Air
28
5.585
Pegasus
28
5.076
SunExpress
25
4.725
Sky
17
3.168
Atlas Jet
11
2.529
Saga
9
1.803

Free Bird

7
1.340
Corendon
7
1.198
Tail Wind
5
840
İz Air
5
792
Bora Jet
4
840
Toplam
146
27.896
Kargocular
MNG
11
402
ACT
6
264
ULS
6
252
TOPLAM
23
918
GENEL TOPLAM
169
28.814

MISIR’DAKİ PROTESTOLAR BÜYÜYOR, TUR OPERATÖRLERİ İPTALLERE BAŞLADI



Mısır’daki protesto gösterileri sonucunda ölü ve yaralıların olması, ülkeye olan turistik seyahatleri de olumsuz etkiliyor. Thomas Cook ve FTI gibi tur operatörleri ülkeye olan uçuşlarını iptal ederken Avrupa ülkeleri resmi makamlarının vatandaşlarına Mısır’da dikkatli olmaları çağrısında bulundukları belirtiliyor.

Mısır’da 3 gün önce başlayan protestolar yayılıyor. Yer yer sokak çatışmalarının yaşandığı ve barikatların oluşturulduğu Mısır’da ölen ve yararlananlar da olduğu bildirildi. Olaylarda resmi makamlara göre 500, bağımsız bir avukat derneğinin iddiasına göre ise 1200 kişinin gözaltına alındığı ifade ediliyor.
Ülkede 30 yıldır iktidarda olan Mübarek'in istifa etmesini isteyen protestocuların salı gününden beri birçok şehirde düzenlediği eylemlerde şu ana kadar 6 kişi hayatını kaybettiği öğrenildi.
Akdeniz çanağında önemli turizm destinasyonlarından olan Mısır’da meydana gelen olaylar, özellikle Avrupa ülkelerinden ülkeye olan turistik seyahatleri de olumsuz yönde etkilemeye başladı. Özellikle ülkeye en fazla turist gönderen Almanya’da Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarını Mısır seyahatleri konusunda uyarırken, toplu gösteriler ve protesto eylemlerinin olduğu bölgelere yaklaşılmamasını önerdi.
Ülkenin önemli turizm bölgesi Kızıldeniz kıyılarında herhangi bir gerginlik olmadığı, ancak buna karşın, Almanya’da pazarın önde gelen tur operatörlerinden Thomas Cook ve FTI’nin ise Mısır’a günlük uçuşlarını iptal ettikleri öğrenildi. Pazardaki ikinci büyük tur operatörü Rewe ise salı gününden bu yana başkent Kahire'ye yolcu götürmediğini bildirdi.

Yerebatan’da Unutulmaz Türk Film Müzikleri

1960-1970 dönemine damgasını vuran Yeşilçam Filmleri'nin unutulmaz aşk şarkıları, Yerebatan Sarnıcı'nın romantik atmosferinde yankılanacak.
Veda Busesi'nden Burk Acı'ya, Boş Çerçeve'den Artık Sevmeyeceğim'e kadar zengin bir repertuarın sunulacağı nostalji akşamında müzisyen Aron Kohen sahne alacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen, Kültür A.Ş. tarafından organize edilen konser, 31 Ocak Pazartesi günü saat 19.00'da başlayacak. Etkinliğe katılım ücretsizdir.

O yıllarda "şöhret"e açılan kapı şarkıcılıktan geçiyordu

Belkıs Özener, 1960'lı yılların ortalarından itibaren Yeşilçam Filmlerinde kadın starların sesi olmuş, Türkan Şoray, Fatma Girik, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit'in oynadığı pek çok filmde onlara sesi ile hayat vermişti. Hatta 1970 tarihli Bir Atıf Yılmaz Filmi olan "Kara Gözlüm" adlı film Orhan Gencebay'ın şarkısının filmleştirilmesiyle ortay çıkmış, filmde balıkçı kızı Azize Karakterini canlandıran Türkan Şoray, sesinin güzelliği keşfedilerek şarkıcılığa soyunmuştu. O yıllarda filmlerde kolay şöhret şarkı ve şarkıcılıktan geçmekteydi. Şarkı söyleme ekolü 60'lı yılların filmlerine damgasını vururken sinemanın buhrana girdiği 70'li yıllarda da Yeşilçam starları için ekmek kapısı olmuştur.

Rekor Kokain Operasyonu

İstanbul Narkotik Polisi tarafından yapılan operasyonda İstanbul'da limanda bağlı olan bir gemide arama yapıldı. Güney Amerika'dan gelen geminin içindeki bir konteynırda 281 kilo kokain ele geçirildi.

Bir yılı aşkın süredir yürütülen soruşturma kapsamında yapılan operasyonda uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin'in kardeşi Abdullah Baybaşin ve oğlunun da aralarında 15 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 15 kişinin İstanbul Narkotik Şube'deki işlemleri devam ediyor.

ABDULLAH BAYBAŞİN 2 AY ÖNCE TÜRKİYE'YE GELMİŞTİ

İngiltere'de uyuşturucu trafiğinin yüzde 90'nını kontrol ettiği gerekçesiyle tutuklanan ve serbest bırakılan Abdullah Baybaşin 2 ay önce kendi isteğiyle İstanbul'a gelmişti. Baybaşin İngiltere'de yaklaşık 6 yıl önce yakalanmış geçtiğmiz yıl tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

Londra'dan İstanbul'a gelen Baybaşin Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde ailesi ve avukatı tarafından karşılanmıştı. Abdullah Baybaşin hakkında herhangi bir yakalama kararı olmadığı için ailesiyle birlikte havalimanından ayrılmıştı..

Silahlı bir saldırı sonucu tekerlekli sandalyele yaşadığı öğrenilen Abdullah Baybaşin İngiltere Adalet Bakanlığı'na cezaevindeyken kötü muameleye maruz bırakıldığı için tazminat davası açmış ve davayı da kazanmıştı. (Cihan Haber Ajansı)

Teşekkür,takdirname,üstün başarı,başarı ve onur belgesi kimlere verilir?

Eğitim öğretimde birinci dönemin sonuna yaklaşılmasından dolayı birçok öğrenci notlarını değerlendirerek hangi belgeyi alacağını hesaplamaktadır. Teşekkür, takdirname, üstün başarı, başarı ve onur belgesi kimlere verilir? sorusunun cevabı yönetmeliklerde aşağıdaki şekilde belirtilmiştir

İlköğretim Okullarında:
Ödüllendirilecek Davranışlar ve Ödüller

Madde 107 — Okul Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulunca, örnek davranışları ile derslerdeki gayret ve başarılarıyla üstünlük gösteren öğrenciler;

a) (Değişik alt bent : 5.10.2007/26664 RG) 4, 5, 6, 7 ve 8 inci sınıflarda puan ortalaması Türkçe dersinden 55.00, diğer derslerin her birinden 45.00 puandan aşağı olmamak şartı ile tüm derslerin dönem ağırlıklı puan ortalaması 70. 00-84 .99 olanlar "Teşekkür,"

b) (Değişik alt bent : 5.10.2007/26664 RG) 85.00 puan ve yukarı olanlar "Takdirname,"

c) (Değişik alt bent : 5.10.2007/26664 RG) Üç öğretim yılının her döneminde üst üste Takdirname alanlar "Üstün Başarı" ( EK-7 ),

Sorulara parmak kaldırıp cevap verme devri bitiyor

Tuzla Belediyesi'nin ilçedeki tüm ilköğretim okullarına sağladığı elektronik cevaplama sistemi öğrenciler için önemli bir motivasyon ve başarı kaynağı oldu.
Tuzla Belediyesi'nin ilçedeki tüm ilköğretim okullarına sağladığı elektronik cevaplama sistemi öğrenciler için önemli bir motivasyon ve başarı kaynağı oldu. Elektronik ölçme ve değerlendirme sistemi sayesinde öğrenciler kağıt üzerinde soru cevaplamaktan kurtulurken, öğretmenler de uzun zaman alan sınav sonuçlarını değerlendirme işlemini hiç zaman kaybetmeden çok detaylı bir şekilde elde ediyor. Ayrıca, sistem sayesinde öğrenciler sorulara parmak kaldırmadan cevap veriyorlar.

Tuzla'da okullara sağladığı bu yeni teknoloji hakkında bilgi veren Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, "Tuzla Belediyesi olarak eğitim ve sağlık, üzerinde en çok durduğumuz konular. Tüm imkanlarımızı eğitimin hizmetine sunmaktan geri durmuyoruz. Okullarımıza sağladığımız bu sistem sayesinde, öğrenciler sınav alışkanlıklarını pekiştirecek yüksek motivasyonla birlikte sınavları eğlenceli hale getirecek" dedi.

Sistem elektronik, oylama olarak tanımlanıyor. Sisteme girilen soruların ve testlerin eldeki kablosuz kumanda ile tuşlanarak cevaplamasını sağlayan sistem, başarıyı ölçme ve değerlendirmede öğretmenlere büyük kolaylık ve zaman kazandırıyor.

İHA

Milli Eğitim'den 'Özel öğretmen' projesi

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun özel bir ekibe hazırlattığı proje kapsamında “takviye derslerini” verecek öğretmenler, özel olarak belirlenecek. Bu proje için 60 bin yeni öğretmenin alınması planlanıyor. Proje hakkında Hürriyet’e bilgi veren Çubukçu, şunları söyledi:

“Dezavantajlı çocuklarla ilgili bir eğitim programı başlatıyoruz. Türkiye’nin eğitim kalitesine yönelik araştırmalara baktığımızda yüzde 58’inin Avrupa standartlarına sahip olduğunu görüyoruz. Ama yüzde 42’lik bölüm neredeyse tamamen başarısız. Biz bunlara dezavantajlı çocuklar diyoruz. Bu derin uçurum, Türkiye’nin eğitim seviyesi ve kalitesini de aşağı çekiyor.

Eğitimlerini takviye edeceğiz

Bu öğrencilerin kimler olduğunu tespit için akademisyenler çalışma yaptı. Başarısız çocukların daha çok varoşlarda, göçle büyük şehirlere gelen, ailesi eğitimsiz ve aile içi sorunları olan çocuklar olduğunu tespit ettik. Bir de kırsal kesimi buna katmak gerekir. Bu öğrencilerin eğitimlerini takviye edeceğiz. ‘Başarısız olmanız sizin suçunuz değil, ya ailevi nedenlerde ya da sizlere gerekli destek verilmediği için bu durumdasınız. Yardım ile daha başarılı olmanız sağlanacak’ mesajı verilecek. Başarı takımları kuracağız. Bu takım özel hocalardan oluşacak. Bunun için yeni öğretmenler alacağız.

Bu çocuklara ders saatlerinin dışında etüd programı çercevesinde hafta sonları ya da akşamları bizzat evlerine giderek ders verilecek. Böylece onların eğitim seviyesini yükselteceğiz. İçlerinde özel çocuklar çıkacağına da inanıyoruz. Bu kampanya ile yüzde 42’nin eğitim seviyesini ve başarı oranını yükseltirsek, Türkiye’nin eğitim kalitesi ve niteliği de otomatik olarak yükselecek.”

“Her Çocuk Başarır” sloganıyla, bu çocuklara okul saatleri dışında evde özel dersler verilecek. Öğretmenlerden “Başarı Timleri” kurulacak.

Hürriyet

Yüzde 86'mız Her Gün Online

Interactive Advertising Bureau (IAB) Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması'na göre Türkiye'de 24 milyon internet kullanıcısı bulunuyor. Bu kullanıcıların yüzde 86'sı her gün online durumda.

Araştırmanın ürettiği sosyal bulgulara göre, Türk internet kullanıcılarının büyük bölümünü satın alma gücü fazla, karar verici bir topluluk oluşturuyor. Söz konusu topluluğun yüzde 42'si 25-44 yaş aralığında, yüzde 53'ü ABC1 SES grubunda, yüzde 34'ü 25 yaş üstü ve hane alışverişinden sorumlu ve yüzde 48'i de internetten gazete ve haber okuyor.

Kullanıcı profili internetin artık önemli bir iletişim mecrası haline geldiğini ve bu mecranın geniş topluluklara hizmet verdiğini ortaya koyuyor. Türkiye'de internete bağlananların yüzde 57'si erkek. Kullanıcıların yüzde 86'sı her gün, yüzde 13'ü haftada birkaç kez, yüzde 0,62'si haftada bir, yüzde 0,27'si ayda birkaç kez, yüzde 0,14'ü ise ayda bir internete bağlanıyor. IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması'na göre internet kullanıcılarının yüzde 30'u ilkokul, yüzde 25'i ortaokul, yüzde 30'u lise ve yüzde 15'i üniversite ve üstü mezunu. Üniversite ve üstü eğitimli kullanıcı sayısı 1,1 milyon iken, üniversite ve üstü eğitimli yönetici sayısı 838 bin 362'i buluyor. Cep telefonundan internet kullananların oranı yüzde 32. 875 bin 297 kişinin online alışveriş yaptığı Türkiye'deki internet kullanıcıları arasında 3,4 milyon kişi şehirlerde ikamet ediyor. - İSTANBUL (Cihan Haber Ajansı)

25 Ocak 2011 Salı

TÜRKİYE TURİZMİ, 2010’U % 5,7 ARTIŞLA KAPATTI



Türkiye’ye 2010 yılında gelen yabancı ziyaretçi sayısı % 5,74 artarak 28,6 milyona yükseldi. Türkiye 2009 yılında 27 milyon dolayında ziyaretçi ağırlamıştı.
2009 yılında 27 milyon dolayında ziyaretçi ağırlayan Türkiye’ye 2010 yılında % 5,74 artışla 28,6 milyon kişiye ulaştı.

Türkiye ana pazarlar itibariyle geçen yıl; Almanya’da % 2,3 gerileme yaşadı. Öte yandan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) %10, Rusya % 15 ve İngiltere de % 10 dolayında gelişme gösterdi.

2010 yılında en çok ziyaretçi çekilen pazarlar sıralamasında 4,3 milyon ile Almanya yine ilk sırada yer alırken onu 3,1 milyon kişi ile Rusya, 2,6 milyon ile İngiltere izledi.
Son yıllarda yeniden toparlanan İran pazarından gelişler 1,8 milyona, Suriye’den girişler de 899 bine ulaştı.
Bulgaristan, Gürcistan ve Hollanda pazarları da 1 milyon bandını aşan ülkeler oldu. Öte yandan son 3 yıldır siyasi krizin gölgesinde kalan İsrail pazarı da 500 binden 100 bin dolayına ciddi bir gerileme yaşadı.

Ana giriş kapıları itibariyle, ilk sıraları; 9,2 milyon ile Antalya, 6,9 milyon ile İstanbul, 2,9 milyonla Muğla, 2,6 milyonla Edirne ve 1,1 milyon ile İzmir aldılar.

Bazı pazarlardan gelen yabancı ziyaretçi sayısı



2010
Değişim
ALMANYA
4 385 263
-2,30
RUSYA FED.
3 107 043
15,30
İNGİLTERE
2 673 605
10,17
İRAN
1 885 097
36,28
BULGARİSTAN
1 433 970
1,95
GÜRCİSTAN
1 112 193
11,74
HOLLANDA
1 073 064
-4,80
FRANSA
 928 376
-0,48
SURİYE
 899 494
76,48
İTALYA
 671 060
5,70
A.B.D.
 642 768
-3,66
UKRAYNA
 568 227
-1,13
İSRAİL
 109 559
-64,84

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More