28 Şubat 2011 Pazartesi

Sosyal Medya

Bence bu sosyal medya olayının tek iyi yanı internet sitemizin reklamını yapmasıdır. Onun dışında bir şeye yaradığını hiç sanmıyorum. İnsanı git gide asosyalleştiriyor ve bunun adı da sosyallik olarak bize dikte ediliyor.

Ben de bu sosyal medyayı sadece bu amaçla kullanıyorum, örnek facebook sayfamız. Bu facebookta ayrıca sitemdeki güncel yazıların linkini paylaşıyorum ve bunları zorla okutuyorum :) Yani insanların meraklarını tetikleyerek siteme yönlendiriyorum, önemli olanda zaten sitemizin ziyaretçi kazanması, ziyaretçisi olmayan bir site neye yararki?

Bu konunun daha fazla kurcalanacak bir tarafı yok, söylenecek temel şeyleri söyledim. E artık sizde bu tüyoları kullanarak sitenize ziyaretçi çekebilirsiniz.

Artık facebook hesabı olmayan kimse hemen hemen kalmadı, buyurun bu da bizim internet sitemizin facebook sayfası oradan da bizi takip edebilirsiniz. 

Günaydın Türkiyem Bölüm 3

Günaydınlar efenim.. Yine bir pazartesi geldi çattı, nedir bu bizlerdeki pazartesi sendromu. Bir gün bu kadar mı sevimsiz olur yahu. Gerçi tatil günümüz pazartesi olsaydı bu sefer de salı dan nefret ederdik.

Bugünün hepimize hayırlı olmasını ve kolay geçmesini dilerim. Okul hayatımda da pazartesi böyle olurdu hiç geçmezdi, bir de pazartesi gününe 10 saat ders koyarlardı bizim lavuklar. Bak yine aklıma geldi sinirlendim, tamam biliyorum keskin sirke küpüne zarar ama napalım bu gibi durumları hep göz ardı edersek, onlar da bizi göt altı eder.

27 Şubat 2011 Pazar

Necmettin Erbakan Öldü

Allah rahmet eylesin!

Aq Testi

26 Şubat 2011 Cumartesi

Günaydın Türkiyem Bölüm 2

Yakında Günaydın Türkiyem diye dizi senaryosu yazacam, her gün aynı terane çünkü. Bugun dedimki cep telefonumun internetinden girip sizlerle bu paylaşımımı oradan yapayım ama yok girmiyor şerefsiz telefon. Vodafone aylık cepnet paketi almadan önce şakır şakır giren telefon ücretsiz olunca bir bok yapmıyor. Bir de hızı 7.2 mbs diyor ama hiç alakası yok 1.2 kbs ya var ya yok. Diyeceğim odur ki bu paketi sakın almayın hiç bir şeye yaramıyor.

Bu arada bir hafta sonuna daha geldik herkese mutlu bir haftasonu diliyorum. Bizimkisi pek mutlu olmuyor sadece pazar tatilimiz var özel sektör olduğu için. Siz siz olun devlete kapağı atın tabi ben attıktan sonra. :)

25 Şubat 2011 Cuma

Cep Telefonu Her Zaman Zamansız Çalar

Bu konuda kendimi tek sanıyordum ama hiçte öyle değilmiş, çevremde gözlemlediğim iş arkadaşlarım ne zaman iş başında olsalar telefonları çalıyor. Artık bu başlığı gelecekte insanlar atasözü diye kullanırlar, ama şunu belirteyim bu atasözü değil benim özdeyişim :)

Argo atasözleri sözlüğünde de aynen bu anlama gelen bir cümle var, işte; "Ne zaman bi eşşek şeytmeye kalksam kargalar başımda bitiyor"

Bu gibi durumlar sizce neden başımıza geliyor?


-Bence insanların bazılarının boş vakitlerinin, diğerlerinin dolu vakitlerine denk gelmesinden kaynaklanıyor.

Günaydın Türkiyem

Uyandık her zamanki gibi işe gideceğiz tabiki pek gitme ve uyanma isteği yok. Hafta sonu olduğunda işe gidiş saatimden bile erken uyanıyorum. Galiba şöyle bir psikolojik durum içerisindeyim; ulan şimdi kim kalkıp işe gidecek 5 dk daha uyuyayım, haftasonu geldiğinde içerisinde bulunduğum psikolojik durum; ulan kalk hemende şu günü dolu dolu geçir zaten tek tatil günün.

Görüldüğü gibi durum bundan ibaret sanıyorumki aynı durum sizlerde de oluyor okula veya işe giderken. Olmaması hata olur çünkü biz normal insanlarız :)

Ayrıca bugün Cuma, enseyi kapa :) Hayırlı Cuma`lar, Cuma`nız mübarek olsun!

23 Şubat 2011 Çarşamba

Cem Ceminay`ı Hiç Dinlediniz mi?

Radyo N101`de Canım Türkiyem programını sunan çok eğlenceli bir kişilik. Ayrıca öyle güzel bir ses rengi varki insanın dinledikçe dinleyesi geliyor. Hele de onun telefon şakaları yok mu? -Vaaar.. İşte onlar öldürüyor insanı öldürmekten. Benim favori şakam Küfürbaz Metin, siz de kesinlikle dinlemelisiniz.

Cem abimizle ilgili şunu belirtmeliyim, onu böyle yazmak çok zor onu dinlemelisiniz, onu tanıyabilmek için.

20 Şubat 2011 Pazar

Sizlere Kendimden Bir Özlü Söz Yazıyorum

İş hayatında başarılı olacak kişi eve iş getirir, başarısız olacak kişi ise evi işe götürür.

Söz-Müzik: Lütfi MUTLUER

18 Şubat 2011 Cuma

Aranızda Matematik Bilen Var mı?

Sayın ziyaretçilerim ben izninizle bir Dikey Geçiş Sınavına girip çıkacağım :) Şaka bir yana hakkaten benim bu sınavı kazanabilmem için matematiği çözmem lazım. Bildiğiniz üzere bizim eğitim sistemimiz o kadar boktan ki, insanı sadece ya sözele ya da sayısala yönlendiriyorlar. Bir taraftan hep eksik öğretim yapılıyor. Ben de bu sistemin kurbanı olarak sizlerden yardım istiyorum.

Sizce nasıl bir çalışma sistemi hazırlamalıyım? Bana matematik nasıl çalışılır onu öğretn, yani bana balık vermeyin balık tutmayı öğretin.

Yardımcı olabilecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.

Yok böyle bir iş!

Şu an çalıştığım yerde yine memnuniyetsizlik başladı bende. Bundan yaklaşık 3 sene önce ben bu iş yerine girdim. Bir gün kan beynime sıçradı ve dedimki "bu böyle olmayacak burada hayat geçmez, ben okumalıyım" Bu düşünceden sonra hemen uygulamaya geçtim aileme fikrimi açtım ve kabul gördüm. Sonra Turist rehberliği bölümünü kazanıp gittim. 2010 haziranda okulu tamamen bitirdim. Yabancı dil sınavını geçemediğim için henüz kokartımı alamadım ve rehberlik yapamıyorum. Neyse bunlar ayrıntıya girer ben anlatmak istediğim meseleye geleyim.

Sayın patronum beni cinlendirdi ve ben 2 yıllık bir üniversite bitirdim, şimdi yine gıcık oldum böyle işin içine ederim dedim ve dgs ye girip 2 yıl daha okuyup ve okuma sürecimde kpss ye de hazırlanıp hayatımı düzene sokmaya karar verdim.

Bu arada şu bilgiler eksik oldu okula gitmeden önce başlamıştım ben bu iş yerine, okul tatilinde de çalıştım ve şimdi okul bitti aynı yerde çalışıyorum. Aynı yerde çalışmamın sebebi ise büyük konuşmak. Ben bir daha bu iş yerine girmem dedim. O kadar iş aradım dönen kimse olmadı, bir de 4 yıldızlı bir otele resepsiyonist olarak başvurdum, biz seni pazar günü arayacağız dediler ama aramadılar sonra ben 2 gün sonra eski patronumla anlaştım ve işe başladım, bu şerefsiz otelciler beni aradılar başvurumu kabul ettiklerini çalışabileceğimi söylediler ama ben eski patronuma söz verdiğim için geri dönüş yapamadım.

Buradan çıkarılacak sonuç; acele etmemek, sabretmek, hayırlısını dilemek gerek.

17 Şubat 2011 Perşembe

Gözünüzü kaynak mı aldı? İşte yapmanız gerekenler

Dün bizim iş yerinde kaynak yapıldı bende biraz baktım, bakmaz olaydım diyecek kadar bakmadım ama. Eve geldiğimde gözüm aşırı hassaslaşmıştı ışığa bakamıyordum gözüm sulanıyordu ve acıyordu, ayrıca karanlıkta bilgisayar ekranına bakmak ölüm gibi bir şey olmuştu. Dayım gil bizdelerdi dayım bana süt damlat 2 damla gözüne dedi yaptım biraz iyi geldi. 1 saat sonra tekrar göz sulanması, kaşınması başladı. Bu seferde 2 dilim patates alıp gözümü açık tutarak bastırdım en fazla 3 dk tuttum ama iyi işe yaradı kaynak dumanının ve ışınlarının öldürdüğü hücreler yenilendi.

Kaynağın gözü alması çok kötü bir şeydir. Seneler önce 2 defa kaynak aldı gözümü ve ben uykudan ağlayarak uyandım. Gece bir uyanıyorsun ve gözlerin yanıyor, ağlıyorsun, ne gözünü açabiliyorsun ne kapatabiliyorsun, ne yaparsan yap o saatten sonra yapılabilecek tek şey o acıyı çekmek.

Dediğim gibi siz 2 dilim patates alıp gözünüze bastırın işe yaramazsa gelin yanıma :) Gerçi Allah başınıza vermesin hiç iyi bir şey değil. Yine de tecrübe kazanmak isteyenler kaynak yapılan bir yere gidip seyredebilirler.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Kaşar Blogcular

Bazı blogları yanlışlıkla da olsa takibe almışım, bazılarına da gezerken denk geliyorum. Bu denk geldiğim bloglar arasında çok kaşar kızlar var. Bu yazarlar genelde yatak odası günlükleri tutuyorlar ve bunların o kadar çok takipçileri varki anlatılmaz yaşanır. Bir de burada yazı yazan blogcuların çoğu asosyal sosyal kişilikler, yani sosyalliği facebookta arayanlar, gerçek hayatta asosyaller.

Sabah sabah bu konuyu pek irdeleyemeyeceğim, herkese hayırlı günler.

13 Şubat 2011 Pazar

Müdür olmuşlar yürüyüşleri değişmiş

İşim gereği bu sıralar kurum müdürleriyle pek bir içli dışlıyım, tabi bu çıkar ilişkisinde ne kadar içli dışlı olabilirki insan? Onu bunu geçelim de bu müdürler ne kadar kendini beğenmiş yaratıklar yahu, gerçi kendini beğenen insan saygılı insandır, bunlarda ne saygı ne sevgi. Bildiğin mal değneği başka bir şeye yaramazlar. Ön yargılı mı davranıyorum diye kendi kendime soruyorum ve anında hayır cevabını veriyorum. Yozgat`taki hemen hemen bütün müdürlerle tanıştım, yüzde 95`i eşek...

Şu ana kadar tek benim gözümde makamına yakışan müdür var o da Yozgat İstiklal Lisesi Müdürü H. Kaya.

Sizlere müdürlükle ilgili çok iyi bilinen iki fıkrayı da anlatmadan geçemeyeceğim, buyurun:

Vücudun tüm organları toplanmış tartışıyorlarmış vücudun müdürü benim diye, mide demiş müdür benim yiyecekleri sindirip vücudu ayakta tutuyorum ben olmasam siz bir hiçsiniz, akciğer demiş benim oksijen alıyorum yaşıyorsunuz, böbrek demiş ben süzmesem bir işe yaramazsınız müdür benim, kalp demiş en önemli organ benim kanı pompalıyorum hayatınızı bana borçlusunuz müdür benim, göt durun demiş 'müdür benim'... bütün organlar kahkaha atmış 'sen kimsin müdür oluyorsun senin bi vasfın yok götten müdür olmaz' demişler.

Göt buna çok sinirlenmiş 'siz görürsünüz' demiş.

Aradan 1 gün 2 gün geçmiş göt sıçmıyor tutuyormuş kendini içeriyi bir koku bürümüş diğer organlar rahatsız olmaya başlamış uyarmışlar götü 'tamam sıç yeter' hayır demiş göt dalga geçtiniz cezanızı çekin. aradan 3-4 derken birhafta geçmiş içerde feryat figan ortalık foseptik çukuruna dönmüş.organların hayatı tehlikede; yalvarmaya başlamışlar; 'tamam biz ettik sen etme bu vücudun müdürü sensin' demişler.
o günden sonra bütün götler müdür olmuş. yani bütün müdürler göttür sözü buradan çıkmış.

Bu da ikinci fıkramız:

Dişi aslan bir agacın altında uyurken tilki gizlice gelip dişi aslanı
becerir.
Aslan uyanınca erkek aslanın yanına gider ve ona sorar.
Erkek aslan duruma oldukça şaşırmıştır. Çok sinirlenip kükrer:
- "Bütün hayvanları toplayın, suçluyu bulup onu mahfedeceğim"
Bütün hayvanlar toplanır, aslan "kim yaptıysa bunu elini kaldırıp öne
cıksın" diye kükrer ama hiçbiri ses çıkarmaz.
Derken toplantıya geciken çakal koşarak gelip arka sıralara yerleşir
ve tilkiye "ne oluyor" diye sorar. Tilki de "Aslan kral ormana
bir müdür arıyor talip olan elini kaldırıp öne çıksın diyor" deyince
zavallı çakal hemen elini kaldırıp öne çıkar.
Aslan herkesi gönderir ve akabinde çakalı sabaha kadar becerir.
Çakal sabah perişan halde yalpalaya yalpalaya yürürken
tilkiyle karşılaşır. Tilki hafif gülümser ve ekler:
- "Bak, bir müdür oldun yürüyüşün bile değişti.."

VAV Harfinin Anlamı


Vav! İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır. İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür. Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır. Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları. Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır. İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun. Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini. İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında. Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında? Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür. Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar. Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur. Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat. Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der. Buna anlamca vaveyla denir. Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir. Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır. Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri. Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır. Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana. “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.” Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir? İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı; “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir” Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur. İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!” Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu. Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde… Muhabbetle (Hakan Türkyılmaz’dan alıntıdır) Aşkın Vav Hali Ey aşkın binbir başlı vav hali Ey sonsuz kavram Gaflet vaktinde Gel gönlümün üstüne Usta bir hattatım ben Aşkı çizerim mekânlara Aşk sığmaz ki bu ummana Vav olur gözlerimiz Bürünürüz canlara Bir seyyah gibi Gelip göçen, göçüp giden Bu mekândan mekân’a Demem o ki Tarifini yapamam ben imkâna Bir hattatım Zamana vav çizmekteyim Hilalin dolunaya Dolunayın hilale dönüştüğü zamana Ve mahlukat Nefes nefes aşk çekerken Mevla’ya Üstümde aşk kokusu var Yaşadıkça beni yontar Ve benzetir insana Elimde vav Gönlümde vav Gözümde vav Dem dem vav kesilirim Beni insan yapana Ey kalbimden geçeni bilen Allah’ım “Kulum” de kâfi bana İster nârına garket İster nuruna Mehmet Ekinci İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer.. Vav Harfi, Allah’ın Vahid ismini ve birliğini simgeler. Ebced hesabında 6 rakamına denktir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir. Harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır.

• Ulu Cami’nin her duvarında VAV harfleri yazılıdır. Ancak en meşhur ve en güzel VAV harfi budur.

• Halk arasında Hızır Aleyhisselam’ın bu vav harfinin önünde namaz kıldığı rivayeti yaygındır.

• Tezhib sanatı ile süslenmiş ve ucuna Lale motifi işlenmiştir. Lale süsleme sanatında Allah’ı c.c. sembolize eder.

• Vav harfi, Vahidiyet, Vahdaniyeti ihtiva etmesi yönüyle de Allah’ın birliğini ifade eder.

VAV HARFİ İLE BAŞLAYAN KELİMELERE DİKKAT EDİNİZ. SORUMLULUK GEREKTİREN İŞLERDİR:

VALİ, VEZİR, VELİ, VEKİL, VARİS, VASİ, VALİDE, VAAD ETMEK VB…
“Bursa Ulu Camii gezerken rehber duvarda asılı hatlardan yedi vav’ın sırrını şuna benzer manada anlatmıştı.

Peygamberimiz buyurmuş ki, “yedi vavdan sakınınız, ihtiyaç olmadığı halde vavların işaret ettiği mesleklere yönelmeyiniz.”

Sabah namazı sonrasında anlattığı için bilincim tam açık değildi bu yüzden hadisi birebir hatırlamıyorum fakat ‘yöneticiliklere -vali vs.- işaret eden VAVlardan sakının; mecbur değilseniz bu meslekleri seçmeyin’ mealinde bir hadisti sanırım.

Yunus Bilge

Vav’lardan Çekinin
-Bursa Ulu Cami – Caminin batı cephesinde günümüzde hanımların namaz kıldığı yerin batı duvarında çok değişik bir şekilde işlenmiş büyük celi sülüt dört tane VAV harfi dikkat çekmektedir.

İttaku’l – vâvat. Bu önemli bir nasihattir. Allah Resülü (s.a.s) bizleri sorumluluğu olan şeylerden sakınma noktasında uyarıyor ve “Vavlardan sakının, çekinin” diyor.
Mesela Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak vazifeleri yerine getirirken hassas olmamız ölçülü davranmamızı tavsiye ediyor, Efendimiz (s.a.s). İnşallah yerinde de görürsünüz.

Çifte vav’ın ise Allah lafzını işaret ettiği söylenir.( “Allah” kelimesi bir “Elif”, iki “Lam” ve bir “He” ile yazılmaktadır.Bu harflerin ecbed hesabındaki değeri 66 dır.Arapça aslında “Hilal” kelimesinde bir “He”, bir “Elif” ve iki tane “Lam” bulunmaktadır. Yani “Hilal” kelimesinin de ecbed hesabındaki değeri 66′dır.Her iki kelimeyi meydan getiren harflerin sadece yeri değişik olduğundan, rakamsal değerleri değişmediğinden aynı anlamı taşırlar; yani Allah’ı işaret ederler.İşte bu yüzden hilal İslamiyetin sembolu olmuştur.)

Kaynak: http://fatihbetra.wordpress.com/2009/03/16/vav-harfi/

10 Şubat 2011 Perşembe

Her Blogcunun başına gelmiştir...?



Neymiş bu her blogcunun başına gelmiş olan?
-E ne olacak tabikide yazacak birşey bulamadığında, konunun yazacak birşey bulamamak gibi zamazingolar olması.

Ben de şu an o durumdayım yani, yazacak bir şey bulamadığım için hemen bu yazıyı araya sokuşturuverdim :)


Bu arada gülümün telefonunun şarjı bitmiş ulaşamıyordum, şimdi o bana ulaştı çok mutlu oldum :))

Dedimya yazacak bir şey yok, bende aklıma gelen her şeyi yazıyorum. Ayrıca bugün çok yoruldum işler bayaaaaa yoğun bende biraz yetişmekte zorlanıyorum. Ama çalışmak kadar güzel bir şey yok buradan tembel arkadaşlara duyurulur.

Çalışmak demişken çocuklar duymasın adlı dizi de yeni bir yüz ortaya çıktı filozof mustafa ali, bu şahsiyeti bir sonraki yazımda didik didik edeceğim elimden geldiğince...

Hadi sevgili takipçilerim kendinize iyi bakın, Allah`a emanet olun.
Arivederçi, çüş, höst, oha... :D Bunlar da yeni boktan lügatımızın veda kelimecikleri.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Ne zaman kurtulacağız ön yargılarımızdan?

Her birimiz yok canım ben ön yargılı değilim deriz, özellikle ben kesinlikle önyargılı bir insan değilimdir derdim, ta ki bugüne kadar. Bugün bir adamla karşılaştım giyimi falan pek iyi değil davranışları da biraz sakarcaydı, hemen önyargımla adamın IQ sunu ölçtüm ve normal bir değer verdim. Sonra adamla biraz sohbet ettik oldukça bilgili ve kültürlü bir insan oluverdi birdenbire, benim gözümde.

Sonra dedim bu yazıyı yazmalıyım ve beni izleyen herkesi uyarmalıyım. Siz siz olun sakın önyargılı olmayın kesinlikle rezil olursunuz, kimseye rezil olmasanız bile kendinize rezil olursunuz. Dikkatli olun düşüncelerinizi kontrol edin!

8 Şubat 2011 Salı

Get la bu olmadı

Arkadaş siteyi ismine uygun olarak haber sitesi yaptım, birkaç gün ekleyebildim ancak bu haberleri okumak dinlemek insanı intihara sürükler ha. Bende bu duruma düşmemek için artık haber eklemeyi bırakıyorum, kendi elimden canım istedikçe yazacağım. Bu sayede hem intihara sürüklenmemiş hemde içimi dökmüş olacağım.

Ee arkadaşlar tekrardan bir hoşgeldin demek yok mu?

6 Şubat 2011 Pazar

Sırbistan'da 70 Binlik Gösteri

Arnavutluk'ta hükümete karşı başlatılan gösterilerin bir benzeri Sırbistan'da da yapıldı.

Sırbistan'ın başkenti Belgrat'ta binlerce eylemcinin katılımıyla gerçekleşen gösterilerde, 2012 yılında yapılacak seçimlerin erkene alınması istendi.

Sırbistan'ın değişik bölgelerinden gelen göstericiler, Sırbistan Meclisi önünde toplandı. Sırbistan İlerleme Partisi Tomislav Nikoliç tarafından düzenlenen gösterilerde, binlerce Sırp erken seçime gidilmesi için hükümet aleyhine sloganlar attı. Nikoliç, erken seçimlere gidilmediği takdirde bu tür gösterilerin tekrarlanacağını söyledi.

2008 yılında genel seçimlerin yapıldığı Sırbistan'da 2012 yılında normal seçimlerin yapılması öngörüyor. Ekonomik krizle boğuşan Sırbistan'da binlerce gösterici, ekonomik reform ve erken seçimlerin yapılmasını istedi.

Enis TABAK - DHA (Doğan Haber Ajansı)

2 Şubat 2011 Çarşamba

Defne'nin cenazesi evden bu şekilde çıkarıldı..


Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More