23 Mart 2011 Çarşamba

Sıçacam Böyle İşin İçine

Ulan arkadaş yaklaşık 2 haftadır ne zaman gündüzleri blogger.com a girsem mahkeme kararıyla engellenmiştir diyor. Akşamları açık oluyor genellikle. Aldığım duyumlara göre dijitürk mahkemeye vermiş siteyi, sebebi de bazı bloglarda bazı videoların yayınlanmasıymış. Hassiktir lan!

Bak buradan google a sesleniyorum, şu dijitürk`ü satın al ve seslerini kes, yoksa ben seninle ilişiğimi keseceğim. Bu nedir arkadaş, ibnenin biri bir şey eklemiş diye hepimizin başı yanıyor. Askeriye mi lan burası? Adı üzerinde blog yani günlük yani kişisel. Burada herkes kişisel düşünür ve bir ceza verilecekse bu kurumsal olarak değil, kişisel olarak verilir. Ulan bunların avukatlarının bundan haberi olsa bunu söylerler ve mahkemeyi kazanırlardı.

16 Mart 2011 Çarşamba

Fujifilm Finepix s1800 Kamera Aldım

O kadar yazı yazmıştım internet koptu silindi. Ben de yazmıyorum arkadaş! Zaten bu sıra şerefsizler blogger ı engelleyip duruyorlar.

9 Mart 2011 Çarşamba

Hayrettin Soner Sarıkabadayı

Günaydın Türkiyem Bölüm 4

Ulan arkadaş ben böyle insan görmedim, gerçi insan olduklarıyla ilgili büyük şüphelerim var. Benim çalıştığım yer de 2 tane ibne var, bunlar o kadar yalancı, o kadar sahtekar, o kadar ... ki artık bıktırdılar kendilerinden. Adamlar kafalarına göre işe geliyorlar. Yani bir elemanın bir patrona yapabileceği en büyük kötülüğü yapıyorlar. Tahsil ettikleri parayı ceplerine atıyorlar. İkisinin de içeri borcu var ve hala para istiyorlar adamcağızdan. Adam da veriyor iyi davranıyor ama eşek hoşaftan ne anlar. Biz de diğer elemanlar olarak bu duruma sinir oluyoruz, ama şimdilik yapacak bir şey yok. Elemanlardan birini dün kovdu bizim patron sonra eleman geri arıyor ki abi sana olan borcumu ödeyim öyle çıkayım, kesinlikle bu da yalan diye düşünüyorum, amacı biraz daha para koparmak değilse ben hiç bir şey bilmiyorum.

Neyse ya Allah ıslah etsin, demekten başka elimden bir şey gelmiyor.

8 Mart 2011 Salı

Aydoğan Otobüs Firmasına Kesinlikle Katkıda Bulunmayın

Dedimya sizlere geçenlerde Antep`e gittim diye, işte ben bu firmayla gittim. Daha önce de gitmiştim yine bu firmayla ve otobüs bozulmuştu önceki gittiğimde. Bizi 1 saatten fazla beklettiler ve diyarbakır arabalarıyla gönderdiler Antep`e. Yine bindim yine bozuldu, bu sefer arabnın körüğü bozulmuş bizi tam 3 saat beklettiler, bu sefer az kalsın şoförde ölüyordu. Adam tamir etmek için arabanın altına girmiş o sıra otobüs bunun üzerine çöktü adam bas bas bağırıyor, indik arabadan koştuk arabayı kaldırdık adamı altından çektik, sonra ambulans geldi adamı alıp götürdü, neyseki sağlık durumunda bir şey yokmuş.Adam 2 saat sonra geldi, o hastanedeyken serviste gelip otobüsü tamir etti. Çok şükür sağ salim gelebildim.

Ayrıca arabaların koltuklarında ekranlarda yok 2000 model araba, bu eski Türk filmlerindeki hurda arabalardan farkı yok. Uydu tvsi var ama onu da bunlar kafasına göre açıyor öyle izliyoruz, adama yetenek sizsinizi show tv yi aç diyorum., bana açıkya uşağum diyo. Bildiğiniz öküz kaynıyor araba. Ayrıca servisleri çaydan ibaret onu da mola dan sonra veriyorlar. Acayip rezil bir firma bu ibnelere para kazandırmaktansa en pahalı firmayla giderim rahat rahat ohh.

6 Mart 2011 Pazar

Mükemmel bir gün

Su an antepten yozgata dogru yolculuk yapiyorum. Bugün sevgilimin yanina geldim sabah 7 den aksam 6 ya kadar beraberdik. Beraber eski antep evlerini gezdik, sonra kahvaltiyi cicim adli pastanede yaptik ilk defa katmer yedim ici antep fistikli ve peynirli cok guzeldi tadina doyamadim 2 tanede paket yaptirdim. sonra ogle yemeginde citir da lahmacun yedik, ardindan leke jeans e gittik sevgilim bana mont aldi, oradan sanko parka ve reale gittik realde sinemaya gittik. Filmin adi ask tesadufleri sever, Filmden sonra real de takildik ve ayrilik saatine kadar orada kaldik. Anlatilamayacak kadar guzel bir gun gecirdik. Darisi bir sonrakine!

4 Mart 2011 Cuma

En Çok Konuşulan Filmler

Türkiye’de sinema seyircisi sayısı özellikle son beş yıl içinde istikrarlı bir şekilde yükseliyor. Bunda Türk sinemasının yükselen trendinin de büyük etkisinin olduğu bir gerçek. Geçen beş yılda sinemalarda gösterilen yerli filmler içinde 1 milyon izleyici barajını aşan otuzdan fazla film oldu. Medya Takip Şirketi Interpress bu filmlerin basındaki yansımalarını mercek altına aldı.
Araştırmaya göre; son beş yılda vizyona giren yerli filmler içinde, 2008 yılında sinemalarda gösterilen Issız Adam hakkında çıkan 3 bin 188 haberle ilk sırada yer aldı.
İki bine yakın ulusal, bölgesel ve yerel gazete ile dergide çıkan haberlerinin tek tek incelenmesi neticesinde oluşan listede ikinci sırada Recep İvedik 2 filmi 2 bin 306 haberle yer alırken, Recep İvedik 3 ise hakkında çıkan bin 932 haberle üçüncü oldu. Sinemalarda gösterildiği dönemde yazılı basında çıkan haber sayılarına göre oluşan listenin dördüncü sırasında Yahşi Batı filmi bin 868 haberle yer aldı. Güneşi Gördüm filmi de bin 783 haberle beşinci oldu.
Aynı araştırmaya göre, ilk Recep İvedik filmi bin 622 haberle altıncı olurken, A.R.O.G. bin 444 haberle yedinci sırayı aldı. Nefes – Vatan Sağolsun hakkında çıkan bin 436 haberle sekizinci, Eyvah Eyvah 2 bin 308 haberle dokuzuncu ve Eyvah Eyvah filmi de bin 137 haberle ilk on içinde kendine yer buldu.
'Atatürk filmleri' geniş yer buldu
Araştırmada, Atatürk’ü anlatan filmlerin de basında geniş yer aldığını ortaya çıktı. 2008 yılında gösterilen Mustafa filmi hakkında çıkan bin 446 haber ve yazıyla dikkat çekerken, Veda filmi bin 346 haber, Dersimiz Atatürk filmi de 942 haberle yazılı basında yer aldı.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25183861/

Rüya Çeşitleri

Uzmanlara göre uyku birkaç devreden oluşmaktadır. Uykusu gelen insan yatağına yatar ve gözlerini kapatır. Kısa süre sonra göz kapakları belli belirsiz titremeye başlar. İnsan o sırada uykuya dalmıştır ve rüya görmektedir. Bazen doktorlar, hastalarına belirli ilaçlar verirler. Bu ilaçlar uykuyu derinleştirebilir ve rüyaları da etkileyebilir. Bu durumda rüya da görülmeyebilir. Ancak ilaç almadan uyuyan bir insan mutlaka rüya görür. Rüyalar renkli ya da siyah beyaz olabilir. İnsanların çoğu, siyah beyaz rüya gördüklerini söylemektedirler. Yapılan araştırmalara göre kadınlar erkeklere göre daha renkli rüyalar görmektedirler.

Rüyalar, genel olarak üçe ayrılmaktadırlar. Kafası yorgun, devamlı bir konuyla ilgilenen kimse uyuduğunda rüyasında karmakarışık şeyler görebilir. Veya bu insan ilgilendiği, önem verdiği konuyu da görebilir.


Bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Örneğin, televizyonda veya başka bir yerde heyecanlı bir sinema izleyen kişi rüyasında aynı şeyleri görebilir. Bu durum sadece etkisinde kalmaktır. Yani gerçek rüya değildir.


İkinci tür kabus veya karabasan denilen rüyadır. Bunlar genellikle iyi başlar. Uyuyan kimse hoş bir olay vb. ile ilgilendiğini görür ve sonra bu rüya birden korkutucu bir hal almaya başlar. Güzel görüntü değişerek insana dehşet verir. Kabusların açıklamasını sinir doktorları ve psikanalistler yapmaktadırlar. Yani bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Kabusları, rüyada bir kez görülen korkutucu sahnelerle karıştırmamak lazımdır. Karabasan gören insan korkar. Bir ara rüyada olduğunu hissederek uyanmak ister. Bunu başaramaz. Ama uyandığını sanır ve bu sırada kabus devam eder. Her insan ömründe birkaç kez kabus görebilir. Fakat sık sık karabasan görenlerin bazı olaylar, rahatsızlık vb. yüzünden sinirleri sarsılmış olabilir. Bu kimselerin doktorlarıyla konuşmaları faydalı olabilir.


Üçüncü tür rüya olduğu gibi çıkandır. Böyle rüyalar çok değerlidir. Genellikle sezgisi güçlü olanlar, medyumlar hemen çıkan rüyalar görürler. Örneğin insan rüyasında yıllardır rastlamadığı ahbabını görebilir. Onunla konuşabilir. Bu rüyadan kısa bir süre sonra o ahbabı karşısına çıkabilir. Buna �Gerçek Rüya� adı verilir. Böyle rüyalar görenler, dikkatli davranmalıdırlar. Gördükleri şeyleri iyi değerlendirmelidirler.


Dördüncü tür, en sık rastlanılanıdır. Yani uyuyan kimse rüyasında türlü şey görür. Sabah uyandığında da bunlardan bazılarını anımsar. İşte bunlar yorumlanabilir. Rüya tabiri denilen şey, dördüncü tür için gereklidir daha çok. Sabah uyanıldığında akılda kalan ve hatta insanı epey da etkilemiş olan rüyaları yorumlamalıdır. Yorum yaparken karamsar olmamalıdır. Her zaman iyiye yorum yapılmalıdır. Bazı rüyalar iyi sayılmazlar. Buna da üzülmemek gerekir. Çünkü rüya, insanın kendisini koruması için gereken bir uyarıda olabilir.

Kimler Beni Her Gün Takip Ediyor?

Ben bunu gerçekten çok merak ediyorum beni hemen hergün takip eden yazılarımı okuyan kimler var?

Her gün bir kaç yorum alıyorum ama farklı farklı kişilerden oluyor. Bu yazımla inşallah bunu bulacağım. Şimdi beni takip eden arkadaşlar "Ben" yazıp bu yazıya yorum olarak göndersin.

Bu arada günaydınlar Türkiyem! :)

3 Mart 2011 Perşembe

Türkler ve Avrupalılar

video

2 Mart 2011 Çarşamba

Her çocuk büyümek, her yetişkin küçülmek ister





Bu son derece doğru bir söz. Örnek olarak ben şu an büyüdüm de ne oldu, iş derdi, geçim derdi, daha nice dertler başımıza dert oldu ama küçükken öyle değildi. Ot bok ne bulursak oynardık, çok saçma şeylere sevinirdik, tek tattığımız acı düştüğümüzde çizilen dizlerimizin acısıydı. Sonra hep büyüyünce şu olacağım derdik. Ya büyüsem de şu adamı dövsem derdik sinirlendiğimizde. 18 yaşına girer girmez ehliyet alacağım derdik, 18 yaşına girdiğimde kimse bana karışamaz derdik ama insan büyüyünce etrafı da büyüyor karışanı 1 ise 1000 oluyor.

Bu konuyu daha fazla uzatmak gerekmez zaten başlık her şeyi özetliyor. Ayrıca insan hep ulaşamayacağı şeyleri ister...

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More