17 Haziran 2011 Cuma

Din Kardeşliği

Söyler misiniz bana İSLAM`dan başka hangi "din" de DİN KARDEŞLİĞİ olgusu vardır? Bence yok. Neden mi?

-Çünkü İslam`dan yani bizim dinimizden başka hiçbir din de ya da din gibi görülen olgularda vefat etmiş yakınlarından başkalarına yani bütün müslümanlara dua eden ve onlar için af dileyen bir inanç yok.

12 Haziran 2011 Pazar

Aşk...

''Ulaşamayacağın birini abartarak, onun kafandaki ideal kişi olduğunu sanarak tutkuyla bağlanmaktır; Aradaki engeller ne kadar artarsa bu yanılsama okadar artacaktır.'' sizcede böyle mi aşk ?

Hassiktir!


Diyeceksinizki, "bu çocuğun başına yine nasıl bir olay gelmiş?" Pekte öyle alengirli bir olay değil ama yine de anlatmaya değer.

Bizim buralarda yani Yozgat`ta, tamda saat kulesinin altında bir kuruyemişçi var, adı da Stadyum Kuruyemiş. Diyeceksiniz simgesi saat kulesi olan bir şehrin simgesinin altında bulunan bir kuruyemişçinin adı neden stadyum? Ne bileyim la niye, başka soru mu bulamadınız soracak.

Zaten konumuzla da alakası yok kuruyemişçinin isminin. Konumuz orada geçen bir olay. Bir gün hallettiğim bir işten dükkana doğru giderken uğradım buraya. Ben içerideyken bir konuşmaya şahit oldum. Adam cebinden çıkardığı 15 tlyi kuruyemişçiye göstererek; "aha bütün servetim bu, ölünce kefen alacak param yok" dedi. Sonrasında konuşmalar şöyle geçti:

-Abi ne düşünüyorsun kefeni, arkanda bıraktıkların onları hallederler
-Neyi hallediyorlar la, ben öleyim anamı sikerler, bi tanesi bakmaz...

Vay be dedim, bu nasıl bir durumdur. Millet artık şaka maka güvenlerini kaybetmeye başlamış... Adam orada şaka olsun diye söyledi belki, ama şaka da olsa insanların bilinç altlarına yavaş yavaş güvensizlik duygusu kazınmaya başlamış. Boşuna dememişler: " her şakanın altında çapanoğlu çıkar" diye, sözü değiştirdim bugün Yozgat doluyum ne yapayım, sizlere de aktarmam lazım.

Son söz olarak bakalım yarınki genel seçimlerde halkımız kimlere güvenecek? Güvendiğimiz dağlara kar yağmasa bari...

10 Haziran 2011 Cuma

İnsanlığı Öldürenler...

Çok olmadı daha dün bir olay geldi başımıza. Aslında olayın verdiği ders çok büyük tabi alabilene... Bizim patronun damadı il dışından gelmiş, geleli de bir-iki gün olmuş. Patronumuz olsa bile bize patronluk taslayan cinslerden... Dün de bunun canı başka bir şey yapmak istemiş, yemek olarak. Kendi elleriyle hazırladığı bol etli bir yemeği tarafımca fırına göndertip yemekte benimde tuzum olmasını sağladı.Ben yemeği verip geldikten sonra patron dediki: "Siz fabrikadan gelen yemeği yeyin, ben başka bir şey yiyeceğim" al işte insanlığın boku yediği nokta, gerçi hiç insanlık olgusuna sahip olmuş muydu bilemiyorum...

Abi vallahi yemeğinde falan değilim yerin dibine girsin yemeği hiç yemesem yemek, kek alır yine karnımı doyururum, böyle bir şey nasıl söylenebilir? Bir mahluk nasıl bu kadar arsız, yüzsüz, düşüncesiz olabilir? Nasıl bizden kendini üstün görebilir? Dil ucuyla davet edin bari bu kadar mı adam değilsiniz?

-Evet değilsiniz.

Bu arada dün kahvaltı vaktinde de kahvaltı yapamadık, ne kadar adi müşteri bozuntuları(beleşçi) varsa hepsi de bizim iş yerindeydi. Onlara hizmet etmekten bir şey yiyemedik. Yukarıdaki sözü söyleyebilen, bizim yemek yiyemediğimizi nasıl görecekti ki? Bende saçmalıyorum, bir şeyler umuyorum, "umut fakirin ekmeği" diyerek açlığımı bastırmaya çalışıyorum...

Ziya Paşa çok doğru söylemiş: "Eşek alim olmaz su taşımakla tekkeye insan adam olmaz gitmek ile Mekkeye"

8 Haziran 2011 Çarşamba

İnternette sizce Neler Eksik?

Soru açık elbette internette de eksik olan bir şey vardır. Benim aklıma pek bir şey gelmedi açıkçası, ama inanıyorumki sizin eksik gördüğünüz bir şeyler mutlaka vardır. Bunu benimle paylaşır mısınız?

Kaybedenler Kulübü

Hayatta izleyebileceğiniz ender filmlerden olan bu filmi izlemenizi şiddetle ve hiddetle tavsiye ediyorum. Şahsen ben bayıldım. Bu filmdeki gibi bir radyo olmasını isterdim ve kesinlikle dinlerdim. Ulan yoksa biz mi yapsak? diye geçirmiyor değilim aklımdan ama çevremiz buna müsade etmez, ki bizimde bu kadar cesaretimiz yok. Filmle ilgili açıklama yapmaya gerek yok zaten internette bu tür bilgiler bok kadar çok. Size filmi izleyin derim ve sonra da giderim. Haydin iyi geceler.

7 Haziran 2011 Salı

Çoluk çocukta hiç terbiye kalmamış

Dün Aras Kargo`ya doğru gidiyorum bir belge göndereceğim. Baktım, köşede 12-13 yaşlarında iki kız çocuğu hararetli hararetli konuşuyorlar. İnsan yanlarından geçtiği için haliyle kulak misafiri oluyor. Bir de o kadar heyecanlı anlatıyorki biri diğerine, bütün mahalle seslerini duyacak seviyede. Konuşma aynen şöyle geçiyor:

- Kanka dün mesaj atıyorum bana, "hımm" diye cevap veriyor, ben mesaj atıyorum o bana sadece "hımm" diyor. 15 tane mesaj attım hepsine hımm diye cevap verdi. Bende en son, amınagoyum adam gibi gonuşacasan gonuş dedim.

Bundan sonrasını da orada bekleyipte dinlemediğim için duymadım, orada durup onları dinleseydim, bu kızın yaptığının kaç kat terbiyesizini yapmış olurdum.

Çok acayip geldi bana bu yaştaki çocukların özellikle kız çocuklarının böyle küfür etmesi. Neyse şimdi işe gitmem lazım zaten geç kalmışım, hadi sizlere iyi günler.

4 Haziran 2011 Cumartesi

Yozgat`a Ranger Geldi

Arkadaşlar Yozgatlı olupta haberi olmayan varsa lunapark açıldı her sene olduğu gibi. Bizim buradaki lunapark sezonluk oluyor hani eski Türk filmlerinde olurya seyyar lunapark işte onun gibi. Böylesi bence en iyisi çünkü daha önce 1 sene kaldı ve kimse gitmedi, biraz ulaşılmaz olunca insanlar hücum ediyor. Her zaman olsa daha iyi olur ama insanlar pekte umursamıyor.

1 Haziran 2011 Çarşamba

Contorium Madeni ve Dünyanın Türkiye Üzerindeki Oyunu

Contorium Madeni ve Dünyanın Türkiye Üzerindeki Oyunu

Günaydın Dünya

Bu günaydınım "GÜNAYDIN" kelimesini hakedenlere lütfen haketmeyenler üzerlerine alınmasınlar. Ulan arkadaş, yine gece 12:30 a kadar çalıştık şu an her yerim ağrımakta. Sosyal hayatın sıfır olduğu bir yerde çalışmaktayım. Yani o kadar çalışıyoruzki sosyal hayat ister istemez olmuyor. Sabah 08:30 akşam belli değil. genelde 21:30 - 22:00 arası çıkıyoruz ve bu saatte çıktığımızda bunu erken sayıyoruz. Düşünün artık ne kadar vahim durumdayız. Bu çalışma koşullarına sabretmemin tek nedeni yakında çıkacak olmamdır. Neyse sabah sabah hiç böyle gocunmaya, dert yanmaya gerek yok, zaten yansanda üzerine alınan yok...

Bugün hava baya güzel, kuş cıvıltıları güneş ışığı ve aşk sesiyle uyanmak, daha ne olsun bundan güzel ne var ki? Sizlere de mutlu bir gün diliyorum. Epeydir de yazmıyordum, niye yazmıyordum artık sebebini biliyorsunuz... İçimizi döktük yine sanal aleme, virüs alıpta çökmese bari... Hoşçakal  !

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More