72, bugün ise 0, 09 January 2009
GİTMEK…
Kalmışsam bil ki senin için kaldım
Hep kendimden bir şeyler verdim
Ruhumu parçaladım kalabalığın için de yalnız kalmakla.
Beni sen yalnız bıraktın
Bu yüzden üzülmüyorum
Çünkü senleyken yapılan her şeyde bir güzellik aramayı öğrendim
Şimdi de ben gidiyorum
Yalnız bırakan benim
İnan bana çok zor olacak senden uzakta olmak
Aynı havayı soluyamamak
Gözlerindeki mutluluğu görememek;
Her ne kadar yalan [...]
Devamı..>>
58, bugün ise 0, 14 December 2008
Devamı..>>
38, bugün ise 0, 01 January 2009
Mehmetçik
Yüce dağlar başı
Ak kar örtüsü
Başın bulutlarda
Adın Mehmetçik senin
Yılmak nedir bilmezsin
Görev kutsal deyip
Vatanı candan öte beklersin
Adın Mehmetçik senin
Sarp dağlar geçidin
Ölüm korkusu yok gözlerin
Şanlı sancağın bileğin
Adın Mehmetçik senin
Karada aslansın
Denizde büyük bora
Havada ay yıldızlı bayrağım
Adın Mehmetçik senin
Vatan sevgin damarlarında
Eşsiz ordusun dünyada
Vatanım namus tapun
Adın Mehmetçik senin
Ne büyük zaferler gördün
Tarih şahittir şanına
Şerefin şehitlik,gazilikte
Adın Mehmetçik [...]
Devamı..>>
30, bugün ise 1, 23 December 2008
Ekmek Parası
Soğuk iliklerine işlemiş
Eski bir kazak
Yırtık çorapları
Donmamak için mücadele içinde
Sokakta bekleyen çocuk
Kömür karası gözleri sevgi yüklü
Elleri nasır tutmuş
Gün boyu çalışacak
Ayakkabı boyayacak
Cila atacak hayata
Bir dilim ekmek için
Alışılmışın ötesinde
Ne pasta, ne yağlı börek
Belki kuru bir ekmek
Paylaşmak için hayatı
Umudunu ekmeğine katık ederek
İlhan Koruyucu
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin [...]
Devamı..>>
46, bugün ise 0, 02 January 2009
Mürdüm eriği
çiçek açmıştır.
— ilkönce zerdali çiçek açar
mürdüm en sonra —
Sevgilim,
çimenin üzerine
diz üstü oturalım
karşı-be-karşı.
Hava lezzetli ve aydınlık
— fakat iyice ısınmadı daha —
çağlanın kabuğu
yemyeşil tüylüdür
henüz yumuşacık…
Bahtiyarız
yaşayabildiğimiz için.
Herhalde çoktan öldürülmüştük
sen Londra’da olsaydın
ben Tobruk’ta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut…
Sevgilim,
ellerini koy dizlerine
— bileklerin kalın ve beyaz —
sol avucunu çevir :
gün ışığı avucunun içindedir
kayısı gibi…
Dünkü [...]
Devamı..>>
14, bugün ise 0, 06 November 2008
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir [...]
Devamı..>>
3, bugün ise 0, 12 October 2008
Belki ben
o günden
çok daha evvel,
köprü başında sallanarak
bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım.
Belki ben
o günden
çok daha sonra ,
matruş çenemde ak bir sakalın izi
sağ kalacağım…
Ve ben
o günden
çok daha sonra:
sağ kalırsam eğer,
şehrin meydan kenarlarında yaslanıp
duvarlara
son kavgadan benim gibi sağ kalan
ihtiyarlara,
bayram akşamlarında keman
çalacağım…
Etrafta mükemmel bir gecenin
ışıklı kaldırımları
Ve yeni şarkılar söyleyen
yeni insanların
adımları…
NAZIM HİKMET
Devamı..>>
3, bugün ise 0, 14 December 2008
AŞK MÖNÜSÜ
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin
şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
sen memleketim kadar güzelsin
ve güzel kal
NAZIM HİKMET
Devamı..>>
24, bugün ise 0, 02 December 2008
(KALP AĞRISI) AYRILIŞ
BİLMEM HATIRLAR MISIN?
ESKİDEN BALAT’IN KUYTU KÖŞELERİNDE BULUŞURDUK SENLE.
BEBEKLİKTEN BERİ YANIKTIK BİRBİRİMİZE
SEN BANA HEP BEBEĞİM DERDİN
BENDE ANNEM GİBİ KONUŞMA DERDİM SANA.
HEP HAYKIRIRDIN DAĞLARA TAŞLARA;
BEN BU KIZA AŞIĞIM HEMDE ÇOK AŞIĞIM…
BALAT’IN TOZLU,TOPRAKLI,TAŞLI YOLLARINA
YOSUN TUTMUŞ DUVARLARINA YAZARDIN ADIMI
BELKİ DE O YÜZDEN BIRAKIP GİDEBİLDİN BENİ
OYSA BEN SENİ O YOLLARA
YOSUN TUTMUŞ DUVARLARA [...]
Devamı..>>
70, bugün ise 2, 25 December 2008
AĞLAMA GÖZLERİM
Ağlama gözlerim, yeter yaşlar dökme
Mutluluk kucak açtı, işte gönlüme
Dur diyelim artık, çektiğmiz dertlere
Şu gelen sevgiyi de, yitirmeyelim
Biliyorsun çok çektim, felek elinden
Oyunuyla aşkımı, aldı elimden
Ağlama gözlerim, hayır yok maziden
Şu feleği bir daha, güldürmeyelim
Mutluluk güneş gibi, bize doğacak
Kararan şu dünyama, ışık tutacak
Ağlama gözlerim, aşk bizde kalacak
Gönlümü şu dertlere, düşürmeyelim
Devamı..>>
11, bugün ise 0, 11 November 2008
UNUTLMAYAN AŞKLAR SERİSİ
Bak aşkım yapma artık yalan söyleme
Gözlerin yalan söylemez canım aşkım
Bakışlarında beni artık etkilemiyormu
Hayır olmuyor ben yapamıyorum ya sen
Aramızda hiç birşey yokmuş gibi davran
Sanki hiç yaşanmamış gibi sence öylemi
Bir gün ikimiz birbirimizden ayrılırsak
Göz görmiyince gönül katlanırmış derler
Yıllar sonra günün birinde bir yerlerde
Ansızın karşılaşırsak seninle aniden
Kalbim durarda ölümüme sebep [...]
Devamı..>>
21, bugün ise 0, 27 November 2008
Devamı..>>
4, bugün ise 0, 21 November 2008
Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım…
Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,
Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi
Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala,
Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak [...]
Devamı..>>
2, bugün ise 0, 20 September 2008
Su’ya
Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık
Miller ve ağırlıklar bitti
Gelip geçmeler bitti, gemilerin
Beyaz ve kocaman gövdeleri
Gözün kahverengi suyuna geldik.
Palamutlar yaktık, çalılar her zamanki gibi
Süsledi bizi bu ufak değişiklik
Çok ağır bir şeydi gün dörtgenleri üstümüze düsen
Aydınlıktan kopan aydınlıktan kesilen
Ağır mi ağır
Kaldık ne kadar kaldıksa böyle
Sonra gün diye bildiğimiz ne [...]
Devamı..>>
31, bugün ise 0, 17 November 2008
Yeniden Başlamak
Hadi hesaplaşalım yüreğimizle! Kalan direncimizi aklımızın ölçüsünde tartalım ve mümkünse yeniden başlayalım.Önce kendi elimizde hırpalayalım bilincimizi; yok sayıp atladığımız hiçbir kusur kalmasın. Sonra, varlık nedenimizin adını koyup, mümkünse, yeniden başlayalım. Tüm yokluklar için, umut var düşler kuralım. Bundan böyle,
mümkünse, fark edip, hayata değerek yaşayalım.Tırtılı görürsek kesin kelebek olacağını [...]
Devamı..>>